RÖNESANS NE ZAMAN GELECEK?

Gebeler sokağa çıkmasın / Nışanlılar elele gezmesin / Anaokulunda din dersleri..

Bu gidiş, AKP iktidarıyla başladı, üç yıl önce başbakanın söyledikleriyle pekişti:

-Benim ifademde dindar bir gençlik yetiştirmek var..Bizden muhafazakar demokrat, kimliği ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? Biz muhafazakar ve demokrat bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için varız!

Dini böyle öne almanın neler getireceğinin yüz binlerce örneğinden birini daha anlatmaya çalışalım:

Yunan şairi Seferis, 1963 te Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığında söylemişti:

-Bizans düşünce birçok bilge..Batı’ya dağıldı ve gittikleri yerlere Rönesans’ın tohumlarını serpti. Ancak Rönesans bu sırada Venedik yönetiminde olan Girit ve birkaç ada dışında, Yunanistan’a uğramadı. Girit’te ise El Greco doğdu ve büyüdü.

Yani o sıralarda Girit’ten dünya çapında bir Rönesans ressamının çıkması, Osmanlı olmasaydı Yunanistan’da nasıl bir Rönesans yaşanmış olacağının kanıtıydı.

Bu sav doğru muydu?

Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Dalibor Vessely’ye sorduğumda, "Hayır" demişti, "Bizans’da ve eski Bizans topraklannda Rönesans’ın görülmemesinin nedeni, 529’da Justinian’ın, "Hıristiyanlığın ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle eski Yıınan filozoflarının söylemlerini sürdüren Atina Felsefe Akademisini kapatması ve üyelerini ülkesinden kovmasıdır!"

Felsefe Okulu üyeleri Arap yarımadasında çalışabilecekleri yerlere gittiler: Eski Yunan düşünürlerinin eserleri Arapçaya çevrildi ve bu çeviriler, o çağda Arabistan’da fende, düşüncede gelişmelere yol açtı; önce Bağdat, sonra Halep, Şam, Kahire, ve 9. yy’da İspanya’da Kordoba bu konuda başı çekti.

Avrupa, eski Yunan bilgelerini, bu kaynaktan tanıdı. Ne oldu ? Yaşamla ilgili sorulara verilen dinsel açıklamalarla yetinmeyenlerin yakıldığı zamanlar geride kaldı, akılcılık önaldı ve Avrupa aydınlandı!

Bizans’tan arda kalan topraklarda Rönesans’ın görülmemesinin nedeni Osmanlı değil, Bizans yöneticilerinin din dogmalarını aşamamaları ve felsefenin, aklın bağımsız üretiminin sürdürülebilmesini engellemeleriydi. Aynen Osmanlı’da olduğu gibi..

Osmanlının bu özürlülüğü yüzünden Bizans’ın, Rönesans’a elvermeyen atmosferi dağılmamış, aydınlanma her iki ülkede de gerçekleşememiştir.

Bu gün neredeyiz? Sizin dogmalarınızın dışına taşanları, eleştirenleri, Ortacağ Avrupası’nda olduğu gibi yakmıyoruz ama türlü baskıyla sindirmeye çalışıyor, sokağa çıktıklarında biber gazıyla bazen hasta bazen de kör ediyoruz. Ölen bile var.

Aklı, eleştiriyi dinsel gerekçelerle sınırlamaya sona vermeden Rönesans bize uğramayacaktır..Bu gerçeği, her an, özellikle Haziranda oyumuzu verirken hatırlamamız gerekir!