DEMOKRASİ POLİSLE KALKAR

İçişleri eski bakanlarından Hasan Fehmi Güneş bir konuşmamızda şöyle demişti:

-Demokrasi iç güvenlik ile başlar!

Sonra bunu biraz açmıştı. Örneğin Türkiye’de insan haklarını en fazla emniyet müdürlüğü mensupları ihlal ediyorlardı. Güneş’e göre eğer polis birimlerini insan hakları çizgisinde tutabilirseniz, demokrasi de gelişebilirdi.

Hasan Fehmi Güneş, Türkiye’nin en kritik günlerinde görev yapmıştı. Maraş Katliamı sonrasında 1978’de istifa eden eski hava kuvvetleri komutanı general İrfan Özaydınlı’nın yerine getirilmişti.

Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca onun döneminde yakalanmıştı. Sonra da Güneş’in ifadesiyle:

-İç güvenlik kuvvetlerinin elinden alınmış ve salınmıştı!..

Güneş, Maraş Katliamında izleri olan ABD Büyükelçiliği 1. Katibi Robert Alexander Peck’i “istenmeyen personel” ilan ettirip sınır dışına çıkarttırmış bir devlet adamıdır.

Bu hafta TBMM’de tarihin en uzun kavgalı oturumları yapılıyor. Görüşmelerin ekseninde “İç Güvenlik Yasası” var.

Hasan Fehmi Güneş’in tezi bir kez daha kendisini ispatlıyor. Demokrasiden uzaklaşmanın bütün elemanları bir araya toplanıyor. Ahlaki olarak insan hakları çizgisine çekilmesi gereken güvenlik güçlerinin hareket alanları alabildiğine genişletiliyor.

Üstelik sicili en kötü olan devlet kurumu üzerinden yapılıyor bütün bunlar. Ama bir de şu var: İktidara bu kadar çok yetki verirseniz, bir gün o silah size de dönebilir!..

Hukuk dışı biçimde sarayınızdan alınıp anında içeri atılabilirsiniz!

Size yapılanların tümü yasalara göre uygun olabilir…

Unutmayın bunu söyleyen hukukçu bir İçişleri Bakanı:

-Demokrasi polisle yerleşir veya kalkar!

AKP Kaybedemez!!

Geçen yıl (Mart 2014) ayında yapılan yerel seçim sonuçlarına en yakın tahmini yapan Gezici Araştırma Şirketi 7
Haziran Genel Seçimleri’ne ilişkin kamuoyu çalışması yaptı.

Gezici Araştırmasına göre AKP yüzde 39’a gerilemiş görünüyor. CHP yine bildiğimiz yerinde yüzde 28’de duruyor, MHP yüzde 18’in üzerine doğru yükseliyor, HDP yüzde 9.5 ile barajın altında duruyor.

MHP dışında hiç kimsenin memnun olmayacağı bir anket sonucu çıkıyor.

Herkes oturup kendine bakıyor. Biri hariç! AKP iktidarda olmanın avantajını kullanıyor:

Gezici Araştırma Şirketi maliye müfettişleri tarafından adeta basılıyor!

Durun bu seçim sonucu falan değil. Sadece bir kamuoyu yoklaması… Önümüzde daha Mart, Nisan ve Mayıs ayları var. Çalışır çabalar bu araştırmanın üzerine çıkabilirsiniz!

Ama öyle yapmıyorlar, hemen cezayı kesiyorlar.

Neden?

Çünkü AKP’nin kaybetmeye tahammülü yok. Bunun bir ihtimal olarak dahi telaffuz edilmesine izin vermiyorlar.

Kaybetme durumunda başlarına gelecekleri çok iyi biliyorlar. Çok fazla suç işlediler!

En fazla da en baştaki!

Ona bir şey olursa ne iktidar kalacak ne de AKP!

Tayyip Erdoğan’dan kimse bir İsmet İnönü olmasını bekleyemez. İsmet Paşa kaybettiği 1950 Genel Seçimleri’nden sonra demişti ki:

-En büyük yenilgim, en büyük zaferimdir!

Türkiye ilk kez çok partili hayatın ilk olumlu sonuçlarını yaşamıştı. Muhalefet partisiyle birlikte demokrasi de
kazanmıştı.

Tayyip Erdoğan ve ekibi ise tam tersi yerde duruyorlar:

-AKP’nin seçim kaybetme lüksü(!) bulunmuyor!