FUATAVNİ  ÇUVALLADI!

Fuatavni,  öğleye doğru Washington’da, West End’ deki ofisine geçti. Sylvia çoktan gelmiş Türkiye’den edinilmiş olan ses kayıtlarını dinliyordu. 
 
Sylvia, Mikrosoft’ta, patates çipsleri, alüminyum foil gibi yüzeylere sinmiş konuşmaları çözümleyen bir algoritma geliştirmek için uzun süre çalışmış bir ses uzmanıydı; Fuatavni’ye, “Bu kayıtlar pek temiz değil. Gel, beraber yorumlayalım !” dedi.
 
Dinlemeye başladılar. Uğultulu bir ortamda birçok insan birden konuşuyordu:

-Ak mısın nesin ?

-Bizans bozuntusu, reklam arası !

-Gel bahçeye çıkalım da sana soğukta nasıl baş sallanırmış göstereyim!
 
Teybin devamında kayıt, cızırtıdan ibaretti.
 
Fuatavni, nerdeyse küçük dilini yutacaktı, “Yahu bunlar birbirlerine girmişler; resmen kavga ediyorlar.”dedi.

Sylvia, teybi ilerletti, parazitli bölüm aşıldı: “Galiba şimdi de maç dinliyorlar.”
 
-Uygur, beni gör; şut,şut dinine yandığımın.Ulan kaçar mı o?

Koşuşmalar, itişmeler. Bu ara bir şey, herhalde seramik bir nesne kırıldı.

-Gool !

-Değil, ofsayt.

-Avar, çekil aradan!

-Ceza sahasında faul yaptın da kart göstermediler diye mi kasılıyorsun?
 
Teypte yine boğuk, anlaşılmaz sesler. Sonra aniden:

-Dolapta pekmez, yala yala bitmez.
 
“Başka bir şey yok mu?”

“Yok” dedi Sylvia, “Sabahtan beri uğraşa uğraşa sadece bu kadarını temizleyebildim.”
 
Fuatavni bilgisayarını açtı, o günkü ilk tivitini attı:
 
“@fuatavni­­ f : Zalimlerin araları açıldı, kavga ediyorlar .Yakında çatladıklarını göreceğiz. ”
 
 
 
Saat 13 te inip köşedeki hamburgercide bir şeyler atıştırdılar,  geri döndüler.

Fuatavni, hesabına baktı,“Tam binbeşyüz kez “re-twit” edilmiş” dedi, Sylvia’nın içi rahat değildi:

-Şunu bir daha dinleyelim.

Dinlediler.

-Şu “Dolapta pekmez yala yala bitmez”in üstünde durmalıyız.

-Neden?

-Oyunda ebe çıkarmak için söylenir; “OO piti piti- karamela sepeti” gibi.

-Yani?

-Bunlar maç dinlemiyor, maç yapıyorlar. Uzatmada önce kimin penaltı atacağını saptamak için saymışlar.

Fuatavni ilk kez yanılmıştı; koltuğa çöktü.

-Nasıl olur?

-Fuat Beyciğim, dikkat ederseniz bu kayıt Şubat’ın 11 inde yapılmış.

-Evet?

-O tarihte köşkte toplantı filan olamazdı. Başkan Küba’daydı.

-Peki kavga edenler kim?

-Oniki devleti temsil eden Hun, Akhun, Uygur, Avar askerleri. Başkanın yokluğunda
merasim odasında çift kale futbol oynamışlar.

-Bu sefer fena atladık!

-O her gün atlıyor; bir gün de sen atlayıversen ne olur?