HAKİM BEY SİZ KAÇ KİLOSUNUZ?

Rosa Luxemburg ve Clara Zetkin, Türk polisini, Türk adliyesini, İktidar ve güç sahiplerini kandırabileceklerini sandılar. Fena halde yanıldılar. Bizim polisten, bizim adliyeden, bizim hükümetten hiç kaçar mı! Elbet kaçmaz!

77 milyon yurttaşı fişleyen Emniyet İstihbarat bir adet Clara , bir adet Rosa’yla mı baş edemeyecekti!

Olur böyle vakalar / Türk polisi, Türk adliyesi yakalar! Ama durun! Yoksa siz kardeş misiniz! Rosa, Clara size teyze diyebilir miyim!

Bitlis Sulh Ceza Mahkemesi gözlerini kıstı, gardını aldı, sakın bu Clara, hani Alp Dağları’nın özgür kızı Heidi’nin, tekerlekli sandalyeye mahkum arkadaşı Clara olmasın! Mahkeme silahlarını kuşandı: Yoksa bu Rosa, Sevgi Soysal’ın "Tante Rosa"sı mı? Eyvah yine mi bu solcular! Nayır! N’olamaz!

Neyse ki şaşkınlık uzun sürmedi! Clara ve Rosa’nın gizli kimlikleri , gizli emelleri ortaya çıkarıldı. Onlar PKK/KCK Örgüt üyesiydiler.. Zaten Bitlis’deki o afişte geçen yıl da boy göstermiş, suç işlemişlerdi!

YARGI KÜL YUTMAZ!

Eğer bu Rosa ve Clara’ya bir an önce hadleri bildirilmezse , bunlar seneye yine 8 Martta, hatta ilelebet halkı ve de özellikle kadınları kışkırtmaya devam ederlerdi.

Türk yargısı kül yutmaz! Clara Zetkin’in (1857- 1933) ve Rosa Luxemburg’un (1871-1919) bu dünyadan ayrılmış olmaları da onları Türk yargısının elinden kurtaramazdı! Hem komünistlik, hem kadın hakları! Cezalarını çekmeliler, yalnız afişlerden değil tarihten de silinmeliydiler!

Kadın mücadelesindeki rolleri bir an önce unutturulmalı ki, ortalık tacizcilere , tecavüzcülere ve onları koruyan yargıya kalsın!

Seni gidi Rosa ! Seni gidi Clara! Çekilin aradan! Şiddet, ayırımcılık nedir bilmez ülkemde huzuru bozmayın…

Bozmayın ki, Karaman’da 15 yaşındaki Z.C.’ye tecavüz ettiği iddia edilen 8 şüpheli "İlişkide rıza olduğu" gerekçesiyle beraat edebilsin!

HAKİM BEY, SİZ KAÇ KİLOSUNUZ?

Sevgili Okurlar, bu ülke çığırından çıktı. Mahkemede kendini ifade edemeyen Z.C.’nin davanın hakimine, "Hakim Amca" diye başlayan mektubunu iki kahraman kadının anısına hepinizle paylaşıyorum. (Kaynak: Akşam gazetesi)

"Hâkim amca ben yaşadıklarımı utandığım için bir de polisler ve siz bana inanmıyor gibi davrandığınız, alay ettiğiniz için anlatamıyorum. Her erkeğin bana tecavüz edeceğini sanıyor, korkuyorum. Hakimsin bir daha bana bağırma. Beni azarlamayın. 15 yaşında 38 kilo bir kızım. Benim gücüm bu adama yetmez ki karşı koyup onu yeneyim. Polisler de, siz de beni suçladınız. ‘Neden karşı koymadın’ diye. Bu adamın benim üç katım kilosu ve gücü var. Bir erkekle benim gücümü nasıl bir tutuyorsunuz."

Mektup şöyle bitiyor:

"Canlı cenaze gibiydim. Tek düşündüğüm bir an önce ölmekti. İntihar edecektim, beceremedim. Bu son ifademdir. Bana inanmayan dalga geçer gibi davranan aşağılayan mahkemenize gelmeyeceğim. Sizi adalet ve vicdanınızla baş başa bırakıyorum."

Mektubu okuduktan sonra içimden beraat kararını veren hakime, "Hakim Bey, siz kaç kilosunuz?" diye sormak geldi!