KIZ KARDEŞ


Baba bir anne ayrı olmak üzere, beş kardeşim olmasına karşın, pek kardeş ilişkisi yaşadığımı söyleyemem. Biri yıllar önce genç yaşta ölen Amerikalı kardeşlerimle bir arada geçirdiğim zaman, toplansa birkaç günü geçmez.

Ama kardeş ilişkisinin ne olduğunu karım ile baldızım örneğinde yaşayarak gördüm ve imrendim. Bir de, İlhan Turhan Selçuk ve Ülfet Ertel kardeşlerde tanık oldum aynı imrenilesi ilişkiye.

Aslında Kasım ve Hikmet Selçuk’un kuvvacılığı babaları Kasım Bey’den aydınlanmacılığı, anneleri Hikmet Hanım’dan alan çocukları başlangıçta dörtmüşler. Orhan Abileri, genç yaşta veremden ölünce üç kalmışlar.

Bu üç kardeş bütün bir ömür boyu birbirlerinin üstüne titreyerek yaşadılar ve defter, salı günü Ülfet Ertel’in de 83 yaşında aramızdan ayrılamasıyla, tümden kapandı.

Kara kıştan daha fazla tüyleri diken diken eden, siyah fon üzerine sarı ışık vurulmuş izlenimi veren, kıştan bile daha fazla ölümü andıran garip bahar havasının insanı titrettiği çarşamba günü Levent Camii avlusunda Ülfet Ertel’i son yolculuğuna uğurlarken, aklıma yıllar önce İlhan Selçuk’un anlattığı olay geldi.

***

İlhan Abi o gün bermutad öğlen saatinde yazsında evinde yazmış olarak gazeteye geldiğinde şunları söylemişti:


-Bugün bizimkileri topladım ve artık hazırlıklı olamamız gerektiğini söyledim.

Bizimkiler dediği, ağabeyi Turhan ile kendisinden yedi yaş küçük kız kardeşi Ülfet idi.

Bu üç kardeş istisnasız her gün birbirlerini görürler, hiç değilse telefonla konuşurlardı.

Bu kural İlhan Selçuk’un hastahaneye kalktığı süre içinde de devam etti. Taa ki, İlhan Selçuk’un seksen beşinci doğum gününde Turhan Selçuk ölene kadar.

İlhan Abi Turhan’ın ölümünü resmen bilmedi. Ama gerçekte anlayıp anlamdığını hiçbir zaman tam olarak kestiremediğini, Ülfet Hanım İlhan Abi’nin ölümünden sonra söylemişti.

İlhan Selçuk Turhan ile Ülfet ile bir araya topladığında, artık birbirlerinin ölümlerine hazırlıklı olmaları gerektiğini, ölümün en doğal şey olduğunu söylemişti.

Bu olayı anlattığı günden bu yana otuz yıl kadar geçtiğine göre, kara ölümün üç kardeşin kapılarını çalmasına daha bir çeyrek yüzyıl kadar zaman var demekti.

***

8 nisan çarşamba günü, İlhan Abi’nin çeyrek yüzyıl sonra kardeşlerini uyardığı olaylar zincirnin son halkası tamamlanıyor, Kasım ve Hikmet Selçuk’un çocuklarının sonuncusu da son yolculuğuna çıkıyordu.

Üç kardeşin en büyükleri, grafik sanatının dahi çocuğu; Turhan Selçuk’u ve aydınlanma bilgesi İlhan Selçuk’u herkes bilir. Onların ikisi Abdülcanbaz’ın fiziğinde ve kişiliğinde ölümsüzleşmişlerdir.

Ama bu iki ağabeyin üzerine titredikleri Ülfet Ertel’i, az kişi tanır. Ailenin çocukluk yıllarından beri yakını olan değerli hukukçu, rahmetli Gülçin Çaylıgil, ünlü grafik sanatçısı Mengün Ertel’e aşık olduğundan için, Hukuk Fakültesi’ndeki eğitimini yarıda bırakan bu seçkin kız kardeş için, şunları söylemişti:


-Bana kalırsa, üçünün içinde en yeteneklisi odur.

Burada bir kadın dayanışmasının etkisi var kuşkusuz .Ama, Ülfet Hanım’ın zekası duyarlılığı, sanata yatkınlığını çok yakınının dile getirdiğini söyleyebilirim.

Ülfet Ertel, abilerinde de görülen alçak gönüllükle hiç öne çıkmadı, içindeki cevheri yalnız yakınlarıyla paylaştı, hafta içinde yaşadığı gibi sessizce aramızdan ayrılıp gitti.

Onu son yolculuğuna uğurlarken, aklıma İlhan Abi geldi.

Nedense son günlerde, içimde hep İlhan Abi’ yi tekrar tekrar gömüyoruz duygusu var.