BEKLENEN SON

Cehalet her şeyi mahveder. İyi olan ne varsa üstüne basıp geçer. Bütün bir toplumu yerle bir eder. Cahillik bu gücünü de toplumun bizzat kendisinden alır. Bilmemişliğin cazibesine kapılan kitleler onun peşinden sürüklenirken oldukça mutlulardır. Yüzlerdeki memnuniyet belirtileri hiçbir zaman eksik olmaz.

Kahkahalarını duyarsınız sürekli…

Hiçbir şey öğrenmek istemezler…

Doğrulardan ve gerçeklerden süratle uzaklaşırlar…

Soru sormak veya sorgulamak, kendileri için hiçbir anlam ifade etmez…

Az biraz bir şeyler bileni yanlarında tutmazlar… Çünkü akıllı insanlar en büyük tehlikedir onlar için; onları huzursuz edecektir, keyiflerini kaçıracaktır… Bilirler bunu, ondan istemezler.

***

Cehaletin kurbanı olmuş bu zavallı toplumların en belirgin özelliklerinden biri de kendilerine olan sonsuz özgüvenleridir.

Kendilerini dünyanın en akıllı insanları sanırlar…

Herhangi bir şeyi merak etmeye veya araştırmaya gerek duymazlar… Bunu yapan kişileri “enayi” diye yaftalamaktan da geri durmazlar.

Bencillikleri ve hoşgörüsüzlükleri sayesinde kendilerinden korkar bir hale gelmişlerdir… Evet, belki mutlu bir şekilde kahkahalar patlatırlar ama aslında kendilerine bile düşman olmuşlardır fark etmeden.

İlginç olan şey, birçok konuda hiç düşünmeden medeni cesaret gösterirken, buna rağmen daima kendilerini idare edecek diğer insanlara ihtiyaç duymalarıdır. Bu durum, tembelliklerinden ve üretemezliklerinden kaynaklanır.

Kendilerini ileriye taşıyacak olan şeyleri kavrayamamakta olan ısrarcılıkları toplumun tamamını sadece tüketim odaklı yapıp sersem bir hale sokmuştur.

***

Böylesine cehalet çamurunda boğulmuş bir topluma acımaya kalkmakta adeta bir aptallıktır. Çünkü cahillik çoğu zaman bir tercihtir. Bile bile cehaleti seçmişlerdir ve yeri geldiğinde bunu “özgürlük” diye sizin suratınıza yapıştırıverirler. Ayrıca, bazen sırası geldiğinde özgürlük yerine “irade” kavramını da öne sürebilirler. Hatta daha da ileri giderek, özelikle de şu son zamanlarda duymaya oldukça alıştığımız buram buram cehalet kokan “milli irade” sözünü kullanırlar. Bu da cehaletin varacağı son raddelerden biridir. Bu sebeple söyleyeceğiniz her laf, yapmaya uğraşacağınız her olumlu hareket sert ve katı olan cahilliğin zırhına çarpıp boşa gidecektir. Sizin bilmek ve hayatı daha iyi yapmak için vereceğiniz mücadele onların en büyük alay konusu olacaktır.

***

Cehaletinin en büyük derdi olduğundan habersiz toplumlar mutlu mesut bir şekilde kendi etraflarında deli gibi dönerlerken mutlaka bir kalın bir duvara çarpıp yere yığılacaklardır. Kaçınılmaz son budur.

İşte o zaman ne bir gülücük duyacaksın ne de bir kahkaha…

Etraf olacak daha da karanlık…

Yazacaksın sonuna:

“Cehaletin sonu” diye…