BİR İSTİKRAR ABİDESİ OLARAK ABD

Marjorie Sewell Holt, Maryland Eyaleti’nden ABD Kongresi’ne üye seçilen ilk kadın politikacıydı. Cumhuriyet Partisi saflarından 1973 yılında katıldığı Kongre’de 25 Şubat 1985 günü kürsüye çıkıp Ermeni soykırım tasarıları hakkında şu konuşmayı yaptı:

« Sayın Başkan,

Bazı grupların tarihte yaşanmış acı olayları yeniden gündeme getirip, üzerinden yıllar geçmiş ve soğumaya terkedilmesi gereken etnik husumetleri sürdürmek amacıyla Kongre’de kullanma kararında olmaları beni rahatsız etmektedir.

Kongre’ye sunulan bir önergede, 70 yıl önce batmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermenilere karşı giriştiği korkunç eylemlerin anılması isteniyor.

Tarih, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu’na karşı bir Ermeni ayaklanması olduğunu ve Osmanlı devletinin de bu ayaklanmaya karşı çok sert bir tepki gösterdiğini kaydeder. Bu etki tepki sürecinde, her iki taraf da çok kayıp vermiştir.

Şimdi bizlerden, Osmanlı Türkiye’sinde Türklerin Ermenilere karşı yaptığı soykırımı anmamız istenmekte ve ben böyle bir girişimin hangi amaca hizmet edeceğini kavrayamıyorum.

***

Hazır konuya girmişken, Oliver Cromwell’in İrlandalılara yaptığı soykırımı anmak için de bir önerge oylayabiliriz!

Ya da Fransa’daki St. Bartholomew Katliamı’nı resmen kınayabiliriz…

Kendi hükümetimizin Kızılderililere karşı yaptıklarının üzerinde de durabiliriz…

Hatta daha da gerilere gidip, Cengiz Han’ın Altın Ordusu’nun barbarlığını da konu edebiliriz.

Dolayısıyla Ermenilerle Türkler arasındaki düşmanlığın tarih sayfalarındaki kanlı bir bölümünü resmen anmamız ve resmen anılması için çağrıda bulunulmasına bir anlam veremiyorum.

Çağdaşımız Türkiye, Osmanlı Türkiye’si değildir ve yıllarca önce yaşanan olaylardan sorumlu tutulamaz. Çağdaş Türkiye, NATO’nun değerli bir üyesidir ve Avrupa’nın Güney kanadında önemli bir müttefiktir.

Bir Ermeni terör örgütü, yıllardır dünyanın çeşitli ülkelerinde Türk diplomatları öldürüyor. Üstelik amaçlarının, Türkiye’nin bir bölümünü Sovyetler Birliği’nin sınırları içindeki Ermenistan’a katmak olduğunu açık açık ilan ediyorlar.

***

ABD Kongresi’ne, Ermenistan’ın Sovyet yönetiminden kurtulmasını talep etmeyen bir önerge için herhangi bir çağrıda bulunulması gariptir.

Hepimiz gibi, tüm Amerikalı Ermenilerin de terörizme karşı olduklarına eminim. Türk diplomatlarına karşı yapılan terörist saldırıları kınayacak bir önergeyi de destekleyeceklerini umuyorum.

70 yıl önce yaşanan korkunç olayları konu alan bir önergenin kabul edilmesiyle, eski bir etnik düşmanlığı körüklemiş olmaz mıyız?

Türk diplomatlara ve diğer masum kurbanlara karşı girişilen terörist saldırıları haklı çıkarmış olmaz mıyız?

Bu soruların beni çok ciddi biçimde endişelendirdiğini ifade etmeliyim.

Tarihsel bir trajedinin anılarını canlandıracak, iyi ve güvenilir müttefikimiz ile ilişkilerimizi bozacak bir önergeyi kabul etmeli miyim?

Bunun çok ciddi bir hata olacağı inancındayım.

Eski yaraları deşmektense, onları iyileştirmeye çalışmalıyız.* »

*6 Mart 1985 tarihli ABD Kongre tutanağıdır.

Temelde, her cinayet bir intihardır.
Eric-Emmanuel Schmitt

"G" NOKTASI

Her 24 Nisan’da olduğu gibi, büyük bir insanlık dramına yol açan 1915 Ermeni tehcirinin 100. yılında da ABD Devlet Başkanı’nın ağzına ‘soykırım’ diyecek mi, diye bakıldı. Obama’nın lafı evirip çevirip yine yıllardır söylediği ‘büyük felaket’ tanımıyla yetinmesi, Türkiye’de kan davası gibi soykırım davası güdenleri hayal kırıklığına uğratırken; resmi yetkililere derin bir oh çektirdi.

Çünkü her iki taraf da biliyor ki, kim ne derse desin Batı’nın efendisi ABD’dir ve ‘soykırım’ savının geçerli ya da geçersizliği son toplamda ABD’nin kararına bağlıdır.

Yukardaki tutanak, ABD’nin stratejileri değişmedikçe politika değiştirmediğinin ve Türkiye’nin tersine, bir istikrar abidesi olduğunun kanıtıdır.

DUYURU: Bugün, İzmir TÜYAP Kitap Fuarında okurlarımla buluşuyorum!