GÖRÜŞMEYELİ UZUN ZAMAN OLDU

Ezelden beri Metin Üstündağ’ın aforizmalarını ayağa kalkıp ceketimin ön düğmelerini ilikleyerek ayakta okurum. Bir sanatçı böylesi vurucu cümlelerden oluşan aforizmalardan bir yılda 4-5 tane yapabilir. Ama MET-ÜST her hafta bunun iki katına çıkıyor. Nasıl yaptığına akıl sır erdirmek mümkün değil. Pek çok edebiyatçının aforizmaları, kitaplarından başkaları tarafından ayıklanıp kitap haline getiriliyor. MET-ÜST’ünkiler ise doğrudan saf aforizma…

Yoğunluk içeriyor. Bu yüzden de sarsıyor.

En iyi açıp okumak, gülmek, düşünmek, taşınmak…

Zaten oyun da ayrı evlere taşınmak üzere olan bir evli çiftin bir de bizi terapist görsün hali üzerinden ilerliyor.  

***

İstanbul Kolektif Sahne’nin sahnelediği “Görüşmeyeli Uzun Zaman Oldu” adlı iki perdelik oyun, “ustalara saygı” gösterisi gibi… Terapisti Erkan Taşdöğen, evli çifti ise Pelinsu Pir ve Levent Tülek oynuyorlar. Metin de Metin’in…

Hepsini bir araya getiren ise 1981 doğumlu genç bir yönetmen olan Fatih Pestil!.. Metin Üstündağ’ın aynı adlı kitabındaki aforizmaları konuya göre dizerek akıcı bir oyun haline getirmiş. Fatih çok zor bir işin altından başarıyla kalkmış. Her biri kendi alanında usta mertebesine yükselmiş değerli sanatçıları bir araya toplamış. Ama sonuçtan herkes mutlu…

Usta oyunca Levent Tülek sahneledikleri oyun için diyor ki:

-Burada sürekli kavga eden ve evlilikleri bitme aşamasına gelmiş bir çiftin bir terapiste gidiş hikayesini anlatıyoruz. Bir aile terapisti ve bizi tekrar biraraya getiriyor ve siz birbirinizi seviyorsunuz diyor!

***

Levent’e göre Metin Üstündağ kitabında kent insanının tramvasını çok iyi anlatıyor. Oyun, çok basit, tahammülsüzlükleri sergiliyor. Toplumdaki her şeye tahammülsüzlük gibi…

Çok ciddi biçimde tartışılan konular uzaktan sakınca ne kadar komik olabildiğini görebiliyoruz. Bu yüzden de evli çift terapistin önünde tartıştıkça seyirciler kahkahadan yıkılıyorlar.

Terapist (Erkan Taşdöğen) biraz da Metin Üstündağ’ın iç sesini yansıtıyor. Onun seslendirmesini yapıyor, öyle davranıyor. Bu de Levent Tülek’in değerlendirmesi.

İkinci perdede ise hüzün sarıyor her yanı… Gözler doluyor, doluyor, sonra da taşıyor! Metin Üstündağ’ın haince güldüren adam olarak gizli gizli ağladığını bu oyunda görebiliyorsunuz.

Bunu oyunun yönetmeni Fatih Pestil’in tasarladığını, oyun gücü çok yüksel sanatçıların seyircilere taşıdığını teslim etmeliyiz.

Oyunun sonunda gözleri kızarmış insanlar birbirlerine “ne kadar güldük, değil mi?” diye soruyorlardı.