HAYATI BOŞA HARCAMAK

Birçok şeyi sadece yapmış olmak için yapmak hayatı boşa harcamaktır adeta. Dolayısıyla, bunu alışkanlık haline getirmiş toplumların hiçbir alanda gelişme kaydetmesini bekleyemezsiniz. Çünkü yapılan her şey temelsizdir; anlaşılamamıştır, kavranamamıştır, sindirilememiştir. Bu durum çelişkileri yaratır. Dillerden “ama’lar ve aslında’lar” katiyen düşmez.

***

İnsanlar başarıya ulaştıklarını sanırlar…

Her alanda çağı yakaladıklarına inanırlar…

Dünyadaki en iyi eşe, en iyi dosta, en iyi başbakana sahip olduklarını zannederler…

Fakat bunların hepsi yalandır.

Niye mi?

Çünkü onlar için, ellerinden hiç düşürmedikleri o ipince telefonlardır çağı yakalamak…

Başarı okuldaki sınav notudur… 2 rakamla anlatırlar başarıyı sizlere…

İdeal eşi yuvarlak kalçalarla, iri göğüslerle, kaslı vücutla ve banka hesabındaki miktarla ifade ederler…

En iyi dost, en kaypak olanıdır…

En iyi başbakansa meydanlarda halka bağırıp çağırarak hükmetmeye çalışan, ayrıca diğer yandan da ülkeyi talan edendir… En kötüsü de bu durumu “heybet veya cesur yüreklilik” gibi kavramlarla nitelerler hayatı boşa harcayanlar…

***

Tüm bunlar bilgisizlikten ve sorgulayamamaktan gelir. Herhangi bir şeyin ruhunu anlamaya merakı ve de niyeti olmayanlar sahip oldukları hiçbir şeyliği dünyadaki en doğru şey sanırlar; bu fikirden kurtulmamakta da oldukça ısrarlıdırlar. Bu yüzden işin özünde oldukça mutsuz ve umutsuzdurlar.

Bankadaki memurun kaygılı bakışları buraya dayanır…

Üniversitedeki hocanın sessizliği en büyük gücünü buradan alır…

Taksi şoförünün bakışlarındaki karanlığın sebebidir bu olmamışlık…

Yan dairedeki komşuyla yok yere olan itiş kakış da bundan dolayıdır…

Birbirine yabancı olarak aynı evde yaşamaya direnen çiftlerin düştükleri bu durumu başka ne açıklayabilir?..

İşte bunların hepsi “hayatı boşa harcamak”tır.