HESAP VERECEKLER!

İstanbul’da bir “1 Mayıs Klasiği” daha yaşandı. Devletin en görkemli yanı olan polis birimleri takviyeli olarak kenti kuşattı.

Hatta buna “esir aldı” demek daha doğru olabilir.

Türkiye İşçi Sınıfı direngen örgütü DİSK bir geleneğine sahip çıktı:

-1 Mayıs’ı Taksim’de kutlayacağız!

Nasıl kutlayacakları hakkında da epeyce örnek var. 2010 yılında nasıl gelindiyse Taksim’e öyle yapılacak. 2011’de de öyle gelindi. Bayraklar, flamalar, şarkılar, türküler, çiçeklerle… 2012’de de benzeri yaşandı.

Görüldü ki polisi kenara çekerseniz olay çıkmıyor!

Ama bütün bunlara karşın zalimliği seçenler “olmaz” dediler:

-Taksim’e çıkamazsınız!

Bütün İstanbul’u ulaşım sistemini felç ettiler!.. Bu başlı başına bir suçtur! Bu suç için başta İstanbul Belediye Başkanı, İstanbul Emniyet Müdürü ve onlara bu yönde emir verenler yargılanmalıdırlar!

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu yönde bir kararı bulunuyor: Taksim’de gösteri yapmak, 1 Mayıs’ı kutlamak suç değildir!

***

Bütün uygulamaları keyfilik batağına saplanmış iktidar ve onun en tepesindeki şahıs kendileriyle birlikte ülkenin insanlık çizgisini aşağılara çekiyorlar.

Düşünsenize İstanbul’da Emek örgütlerine DİSK’e, KESK’e insan haklarına aykırı biçimde 1 Mayıs’ı yasaklayan zihniyet devasa bir komediyi sahneye koymaktan çekinmedi!

Tuvalet taşları bile altın kaplama olduğu belirtilen ultra lüks sarayda “1 Mayıs kutlaması yapıyoruz” diye ceketli kravatlı alkışlayıcı topluluğunu kadife koltuklara oturttular. Karşılarına da her gün konuşan RTE çıktı:

-Sevgili işçi kardeşlerim Emek ve Dayanışma Bayramınız kutlu olsun!

Bu memlekete 1 Mayıs lazımsa onu da biz kutlarız! demenin bir başka versiyonu…

***

Ortada böylesine kaba bir hak ihlali varken, Türkiye’nin kokuşmuş medyası her şey “normalmiş” havasında yayınlar yapmaktan utanmadı. Taksim’e canlı yayın kürsüsü kurmuşlar. Bir de her daim her konuda uzman birkaç kişiyi getirmişler. Konuşturuyorlar:

-Biraz sendikaların da sorumlu olması lazım!

Önce YUH,

Sonra da TÜH!..

İşim var de olmazsa çişim geldi de ama oraya gitme!.. Çıkıyorsan da “bugün 1 Mayıs işçilerin bu alana çıkması sağlanmalıydı” de…

DİSK 1 Mayıs’ı Taksim’den başka bir yerde kutlamayı kabul ederse 1977’de orada ölenlerin cesetlerine basıp, üzerinden geçmiş olur.

Bunu neden anlamıyorsunuz?

Bugünler de geçecek… Tıpkı 1979’da, 1980’de boruları ötenler gibi, şimdiki iktidarın da sonu gelecek.

Hesap verecekler!..