12 EYLÜL HALA YETMEZ Mİ ?

Kenan Evren öldü; 12 Eylül devam ediyor hala..

Günlerdir bu sayfalarda "Sözde ressam"ın eserlerine kimlerin ne paralar yatırdıklarını okuyorsunuz.

"Sanatçı" tanımlamasının ülkemde nasıl ucuzlatıldığını …

Bol keseden dağıtılan "Doktor", "Fahri Profesör " nişan ve unvanların nasıl yerlerde sürüklendiğini…

Dalkavukların , döneklerin o gün söyledikleriyle bugün söylediklerinin farklarını…

Yaşanılan o süreçte işkenceye, katliama, tutuklamalara, öldürmelere, mahkemelerde süründürülmeye, baskıya, yasaklara gözlerini kapayanların, duymazdan, bilmezden gelenlerin rezilliğini…

Sadece sanat ve kültür kurumlarının değil ( Atatürk’ün mirası Türk Tarih Kurumu , Türk Dil Kurumu) sendikaların, derneklerin, siyasi partilerin kapatılmasını; hukuk ve eğitim kurumlarının katledilmesini; seçim yasalarıyla oynanmasını ellerini ovuşturarak seyredenlerin ahlaksızlığını…

Cumhuriyet ilkelerini yok sayıp, karşı devrimi körükleyenlerin çıkar ve güç uğruna dizginlenemez arsızlıklarını ve hoyratlıklarını…

Bütün bunları, bu gazetenin okurları zaten biliyor. Bunların bugün de devam ettiğini de biliyor…

Kenan Evren’in ölümü, bunları yeniden dillendirmek için bir bahane.

FAŞİZMİN SİMGESİYDİ

Bu bildiklerimizi Kenan Evren tek başına yapmadı. O sadece bir piyondu. Sonuçta Faşizmin simgesi oldu çıktı. Bütün o dönemde çekilen acıların simgesi…

Bugün Cumartesi Annelerinin, çocuklarını, kardeşlerini, eşlerini, analarını babalarını yitirenlerin, yaşamlarını cehenneme dönüştürenlerden haklarını helal etmemelerini anlıyorum.

Ancak benim lügatimde "göze göz, dişe diş" yok…

Kenan Evren’i işkenceden geçirmek, orasına burasına elektrik vermek, Diyarbakır’a götürüp dışkı yedirtmek, idam etmek, onca acıyı giderir miydi? Karşı devrime çare olur muydu?

Hiç sanmıyorum…

Yaşananlar asla unutulmayacak. Gerçekleştirdikleri tahribat, yıkım, kolay kolay geçmeyecek, onarılmayacak. Yakına düşen ateş hiç sönmeyecek. Acı hiç dinmeyecek…

ÖTEKİ 12 EYLÜL

Ancak… Ancak… 12 Eylül tahribatının bugün de devam ettiğini akıllardan çıkarmamak gerek.

Anımsayın: Biz bir 12 Eylül daha yaşadık. Referandum için seçilen tarihti o 12 Eylül… "Askeri vesayeti kaldırıyoruz" diyerek, sırtını askeri darbe yasalarına dayayanların, faşizmden , demokrasi düşmanlarından öç alınacağını vaat ettikleri bir referandum. Demokrasiyi kendi çıkarları için bir araç sananların referandumu…

Sonrası malum. "Yetmez ama evet" diyerek, sivil diktatörlüğün güçlendirildiği bir döneme girdik. Çoktan yetmişti bana sorsanız ; ama işte …

"Kenan Evren öldü; 12 Eylül devam ediyor hala" demem bundandır. Yasalarıyla devam ediyor, kurumlarıyla devam ediyor, yasakları ve baskılarıyla devam ediyor…

12 Eylül, Kenan evren’in ölümüyle bitmedi.

12 Eylül’ler ancak,Millet "yetti artık!" dediğinde bitecektir.