YENİ BİR SAYFA

Yeni bir sayfa açtım kalbimde
Apak, pırıl pırıl bir sayfa.
Bir kır kahvesi bulup sonra
İlişip tahta bir sandalyeye
İğreti,tahta bir masada
Bir sarman resmi çizdim sayfaya.
İri, yeşil gözleriyle sarman
Yüzüme dikkatle bakıp bir zaman
Sıçrayıp çıktı sayfadan
Birlikte yürüdük sonra.

Kulak paralayan çığlıklarla
Cankurtaranlar geçiyordu bir biri ardına
İnsanlar, arabalar, sokak köpekleri
Kediler, kuşlar, dilenciler
Birbirine karışmıştı.
Piramitlere taş taşıyan köleler
Kapkara, kir pas içinde
Yeni yüklerini çekiyorlardı.
Gazetelerden kan sızıyordu.
Sahte gülüşler, kahkahalar
Gözyaşları bir aradaydı.
Sövgüler, övgüler, yalanlar, doğrular
Yitirip anlamlarını
Sanki aynı şey olmuşlardı.
Ve bu sarsak, sersem kalabalıkta
Herkes yapayalnız gibiydi.
Sarman sıçrayıp döndü sayfasına.
Büsbütün yitip gitti sonra.

Aynı şeyleri, aynı sözlerle
Aynı ses tonuyla tekrarlamaktan
Daha anlamsız ne olabilirdi?
Sıkılmıştım bu tekrarların
Doğrusundan da eğrisinden de.
Bir sövgü kalabalığında
Ve aptallık korosunda
Şarkın yitip gidiyorsa
Nasıl devam edilebilirdi?

Sayfadan silinip giden
Sarman gibi olmak istedim bir an.
İçime sinmedi yine de.
Uyandım kötü, karanlık
Kâbuslu bir uykudan.
Kalbimde açılan yeni sayfayı
Köşe yazısı olarak
Göndermek için gazeteye.