SEÇİMLER HALKOYLAMASIYDI! 

2015 Seçimleri aslında neydi? Diktatörlük konusunda yapılan bir halkoylamasıydı ve halk, kendisine önerilmiş olan diktatörlüğü reddetti!

Geçmişimizde aynı konuda yapılmış ama kötü sonuçlanmış halkoylamaları az değildir: 2. Abdülhamid, Mithat Paşa’yı, asılsız suçlamalarla önce ölüme mahkum ettirmiş, sonra  cezasını  ömür boyu hapse çevirmişti: Mithat Paşa’yı cezasını çekeceği Taif’e götürecek gemiyi  önce bir süre Marmara ‘da bekletti.

Bu da bir çeşit halkoylamasıydı: Halk tepki gösterseydi, Abdulhamid, kararını gözden geçirecekti. Olmadı. Gemi Taif’e gitti. Mithat Paşa orada, boğduruldu.

O günlerden bu güne bazı şeyler değişti, belli bir olgunluk düzeyine ulaştık.

Bu evrimin çok nedeni var. Bunlardan biri, faşizmi yerden yere vuran, gülünecek duruma indirgeyen mizahtır. Mizah, Gezi’nin duvarlarında, gazetelerin sayfalarında, Twitter’de  belirip törpülemiştir faşizmi.
Evrensel bir gerçektir: Mizahçılar diktatörleri sevmezler. Mesela, Stalin zamanında Rusya’da bu tür mizahın alası vardı.

“Düşünme  /  Düşünürsen konuşma /  Düşünür ve konuşursan  yazma / Düşünür, konuşur ve yazarsan hiç olmazsa imzalama / Düşünür, konuşur, yazar ve imzalarsan da şaşma !” derlerdi, fıkra anlatırlardı:

  • Stalin’in kocaman sarayında pek çok yatak odası var. Her gün birinde uyuyor.
  • Neden ?
  • Hangisinde uyuduğunu anlamasınlar diye..Suikasttan korkuyor.

Diktatörlüğü reddettik. Peki mizahçılarımız, tvitçilerimiz, duvar yazarlarımız,   şimdi işsiz mi kaldılar? “Koalisyon mu, erken seçim mi?” diye düşünürken bu sorunu da kulakardı etmemek gerekir.

Diktatör  görmüş ülkelerin mizahçılarının,  diktatör pörsüdükten sonra ne yaptıklarını öğrensek iyi olur.  K. Ryan, “Stalin in Russian Satire” başlıklı kitabında tam bunu konu edinmiş : Mizahçılar, Rusya’da eski diktatörü irdeleyen,  tiye alan ürünler vermeyi sürdürmüşler.

Vladimir Nobokov’un “Parçalanmış Tiranlar” öyküsü, Sozhenitsyn  ‘in “İlk Daire” romanı, Vladimir Maksinov’un “Çağrılmamışların gemisi” gibi yapıtlarıyla Rus yazarları, eski diktatörün cahil ama bilgiçlik taslayan, kendinden kuşkusu, kelfatmalar gibi kabarmasına yol açan bir narsisist, bir egoist olduğunu anlatmışlar.

Neden? Çünkü anlamışlar ki diktatörler, herpes sivilceleri gibidirler, yok oldukları sanılır; aslında yeniden pırtlamak için zayıf anları beklerler. 
Çare, bunların ne olduklarını tam kavramamışlara, unutmuşlara  anlatmayı sürdürmektir.

Halkoylamasında “Biz bu çağda, böyle bir rejim istemeyiz!” dedik.  Ancak bu ülkenin sevgili mizahçıları, karikatüristleri ve tvittercileri  işiniz bitmedi, katmerlendi: Gevşememeli, diktatörün ne biçim bir maskara, diktatörlüğün de ne aşağılık bir düzen olduğunu anlatmayı var gücünüzle sürdürmelisiniz !

Halkoylamasıydı!