HERŞEY BİR ÇIRPINIŞTIR ASLINDA

Hayatın cilvesi midir bilinmez şu dünyada iyiliğin kötülüğe galip gelmesi hiçte kolay değildir. Bu duruma özellikle de geri kalmış ve geri kalmakta da oldukça kararlı olan memleketlerde rastlarsınız.

***

İyinin ve güzelin mücadelesini verenler, çırpınıp dururlar hiçbir zaman ümitlerini yitirmeyerek. Zordur bu insanların durumları… Çünkü her ne kadar umut dolu bir şekilde iyiyi savunsalar da, bu çırpınışın sonuçsuzluğu yorar onları…
Verilen mücadelenin hiçbir şekilde karşılığını alamamak yiyip bitirir içten içe… Uğruna canlarını bile vermeye hazır oldukları bir milletin, inatla niteliksiz bir hayatı seçmiş olmaları delirtir ister istemez.. Kimliksizleşmeyi başarı sayan bir toplumun, yanlışa verdiği değer hasta eder hissettirmeden… Ne yaptığının bile farkında olmayan bir kitlenin bilinçsizliği, insanı canından bezdirir doğal olarak…

***

İşte bu yüzden kötüye karşı iyinin mücadelesini verenlerin çırpınışları hiçbir vakit bitmez.

Gittikleri her yerde haktan yana olmanın önemini anlatmaya çalışırlar…

Dillerinde tüy bitse bile samimiyetin ikiyüzlülüğe üstün gelmesi gerektiğini söylerler bıkmadan…

Her ne kadar anlaşılamayacaklarının farkında olsa dahi sevginin önemini vurgularlar muhatap oldukları her ortamda…

Namusu sadece bel altına hapseden namussuzlarla savaşmak zorunda kalırlar ömürleri boyunca…

***

Ama gelin görün ki yine de fayda etmez yapılan hiçbir şey: Doğrunun ve dürüstlüğün savunucuları sürekli hayal kırıklığına uğrarlar ne yazık ki.

Aydınlığın ebedi mücadelecilerinin, karanlık karşısında sarfettikleri tüm çabaları boşa gider çoğu kez… Akıldan yoksunluk, kirli bir hayatın çamurlu yollarında yürümekten sonsuz bir haz duymayı gerektirir.

Cehalet her zaman haklının yanında yer almak yerine haksızın yanında olmayı tercih eder… Bu yüzden, cahilliği yüzüne kazınmış zihniyetler “Çalıyorsa benden çalıyor. Sana ne!” gibi traji komik cümleleri sarf edebilme cesaretine sahip olurlar.

Bilgisizlik ve duyarsızlık, namus kavramını sadece bacak arasıyla ifadeye kalkışarak sapıkça bir özgüvenle yoluna devam eder… Bu nedenle kadına yönelik gerek fiziksel gerek psikolojik şiddet hiçbir zaman bitmez. On üç yaşındaki kız çocuklarını kendine satın alan hastalıklı beyinler toplumda itibar görür. Hayvanlara tecavüz eden nice sapkın etrafta rahatça dolaşabilir. Adına töre denen zırvalık her geçen gün birisinin daha canını yakmaya devam eder ülkelerin birinde.

***

Doğrunun ve iyinin savunucuları tüm bunlara rağmen mücadeleye devam ederler. Verdikleri emeklerin birçok kez karşılığını alamasalar dahi yine de pes etmezler.

Susturamazsınız onları!..

Gittikleri her yerde anlatmaya devam ederler… Ne olursa olsun inandıkları doğruları ve gerçekleri dile getirirler…

Gerektiğinde çığlık atmaktan çekinmezler… Sonu gelmez kavgalardan da alıkoyamazsınız onları…

Çünkü bilirler ki;

Hayatta herşey bir çırpınıştır aslında…