YENİ TÜRKİYE

Her yerden bomba ihbarları geliyor. Binalar, vapurlar boşaltılıyor, caddeler yaya ve araç trafiğine kapatılıyor; kalabalıklara girmeyin, toplu taşıma araçlarını kullanmayın uyarıları yapılıyor. Büyük bir hızla korku toplumuna dönüşüyoruz… İşte yeni Türkiye.

Son 1 hafta içinde 4 asker ve 3 polis şehit edildi, 32 sivil aktivist bombayla katledildi.

1065 kişi gözaltına alındı. Ve tüm bunlar için sanki bir anda düğmeye basıldı. İşte yeni Türkiye.

Bir seçim yapıldı 7 Haziran’da. Millet 13 yıldır iktidardaki partiye “biraz yavaşla, artık tek başına olmaz” dedi. Her zaman “milletin iradesi” lafını ağzından düşürmeyen Saray’daki kendi “erken seçim” gündemini yaşama geçirmek için ülkeyi bu bataklığa sürüklemekten kaçınmadı. İşte yeni Türkiye…

Oyların yüzde 13’ünü alarak Meclis’e giren siyasi partinin lideri, kendi grup toplantısında önemli açıklamalar yaptı, üstelik ezber bozarak vekil dokunulmazlığının kaldırılması için başvuruda bulunacaklarını söyledi.

Görsel medya tıpkı Gezi döneminde olduğu gibi 3 maymunu oynadı. İşte yeni Türkiye…

Yatırımlar ertelenmiş, satışlar düşmüş, alacak vadeleri uzamış, şirketler borç içinde…

İkinci büyük 500 şirketin verileri, firmaların esas faaliyetlerinden elde ettikleri kârların önemli bir kısmının finansman giderlerine harcanmış olduğunu gösteriyor. Sadece şirketler mi? Kredi kartı borçlularının sayısı her gün artıyor. Maaşlar sürekli eriyor. Dolar fırlıyor.. İşte yeni Türkiye…

Eğitim de, eğitim politikaları da tamamen iflas etmiş vaziyette. Ana babalar çocuklarını kaydettirecekleri devlet okulu bulamıyor. Çoğu imam hatipe dönüşmüş durumda. Özel okullar ise bir başka facia. Özel okulluların yarısı üniversiteye giremedi. Dershaneler yapboz tahtasına dönüştü. Tüm bunların sonuçları uluslararası verilerde kendini gösteriyor. Çocuklarımız fen, matematik ve okuduğunu anlama becerisinde
son sıralarda. 13 yılda arpa boyu yol alamadığımız gibi işler tamamen tıkanmış durumda.

İşte yeni Türkiye…

Sınırlarımız kevgire dönmüş durumda. Giren çıkan belli değil. Savaştan kaçan Suriyelilerin dramı ve çaresizliği işin bir boyutu ama ötesi de var. O da Türkiye’nin seks ve zorla çalıştırmada insan kaçakçılığı açısından bir hedef ve geçiş ülkesi olduğu gerçeği. Bunu ben söylemiyorum.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yeni açıklanan İnsan Kaçakçılığı 2015 Raporu ortaya koyuyor.

Türkiye’de büyük ölçüde Orta ve Güney Asya, Doğu Avrupa, Suriye ve Fas’tan kaçakçılık kurbanları bulunduğu belirtilen raporda kaçakçıların kurbanları seks ticaretine zorlamada psikolojik baskı, tehdit, borçlandırma yöntemlerini giderek daha fazla kullandıkları belirtiliyor. İşte yeni Türkiye…

Bilmem daha fazla söze gerek var mı?