İŞBİRLİKÇİ SOYTARILAR

“Hamlet- Şu bulutu görüyor musun, şurada? Bir deveye benziyor değil mi?

Polonius- Doğru, vallahi tıpkı deve.

Hamlet- Bense bir fareye benzetiyorum.

Polonius- Evet, sırtı tam bir fare sırtı.

Hamlet- Balina sırtı mı yoksa?

Polonius- Tamam ta kendisi, balina sırtı.”

Bir insanın aynı anda deve dediğine fare, fare dediğine balina demesi ne denli büyük bir bilinçsizliğin sonucudur! Shakespeare, fare-balina zıtlığını ortaya koyarak insanoğlunun düşünce dönekliğini vurgulamaktadır. Bunun yanında, işbirlikçilerin düşünce şaşkınlığıyla ne yapacaklarını bilmedikleri de gözden kaçmıyor. Korkusunu, bir bakıma utancını gizlemek için Hamlet’in her dediğine evet demek zorundadır Polonius. Çünkü o Hamlet’in ezici gerçekliği altında erimekten kurtulamayacaktır. (…)

Özellikle gelişmelerin, değişmelerin başlangıcını yaşayan bir toplumda, kendi gözlerinden çok başkalarının yargılarını kullanan insanların bulunması doğaldır. Daha uzun süre deve fare, fare balina gibi görünecektir. Başka biri çıkıp da sineğe benziyor dese, ona da inanacaklar çıkacaktır. Kendine güvenmediği gibi başkalarını da avlamaya çalışan bütün şaşkın insanların ortak niteliğidir bu.

Oysa çağdaş düşünce, Hamlet karşısında Polonius olmaya kesinlikle karşıdır. Bir işbirliğinin sözcülüğünü yapan Polonius’lar, her çağda Hamlet’lerin oyuncağı olmaktan kurtulamayacaklardır. Polonius’luk, kişilik satıcılığıdır. Satılığa çıkarılan kişiliklerin alıcısı ise çoktur!”

‘Ağıt Toplumu’

Sevgili Okurlar, bu yukarıdaki satırlar usta yazar Adnan Binyazar’ın “Ağıt Toplumu” adlı kitabından. (Can Yayınları)

Öldürülen gençlerimizin Türkçe ve Kürtçe ağıtlarla uğurlandığı bugünlerde Adnan Binyazar’ın denemeleri bize sadece kendi kültürümüzü tanıtmakla kalmıyor, bilgiyi, hoşgörüyü, barışı yüceltiyor. Ama asıl önemlisi aynı zamanda okuma zevkini, edebiyat tadını tetikliyor. Yazarın bilgeliğiyle kanatlanıyorsunuz.

Yukarıdaki alıntı “Gelincik ve Balina” başlıklı denemeden bir minicik bölüm. Yerim sınırlı, kısaltmak zorunda kaldım…

Tadımlık niyetine sizlerle paylaşma nedenim, sizi okumaya kışkırtmak. Ama asıl nedeni “Tanrı bizi hem politikadaki, hem de medyadaki tüm Polonius’lardan korusun” demek için…

Tüm işbirlikçi soytarılardan, tüm şakşakçılardan, kendi çıkarı için kendini garantiye almaya çalışan tüm dalkavuklardan, casuslardan, yalancılardan korusun demek için…