İKTİDAR DELİSİNİN HATIRA DEFTERİ

Deli muktedirler, dünya siyasal tarihinden hiç eksik olmadı. Bunlar daha önce sıyırtmışlardı da zamanla mı ortaya çıktı, yoksa iktidarda mı çıldırdılar bilinmez; ama hepsinin ortak noktası pervasız hırsızlıkları!

Eski Senegal Cumhurbaşkanı Abdulaye Wade, dünyanın en yolsuz ülkelerinden birinin başındayken, tutar Nobel ödüllü ekonomistlere « ekonomi dersi » verirdi.

Senegal’e yağdırılan dış yardıma rağmen, devletin kasasına girmeden yok olan para öylesine büyüktü ki, yabancı diplomatlar %15’i bulan yolsuzluk oranına şairane bir ad takmışlardı: Buharlaşma Endeksi!

2012 yılında iktidarı bırakmak zorunda kalan Abdulaye Wade, başkanı olduğu Senegal Demokrat Partisi’nin seçim yenilgisini, rakibinin Mali’den getirttiği Albinos zencileri kurban kesip kara büyü yapmasına bağladı. Cumhurbaşkanlığı makamını bırakırken söylediği son söz, 86 yaşına rağmen: « Hepinizi gömeceğim! » oldu.

***

1993’ten 1998’e kadar Nijerya Cumhurbaşkanı Sani Abacha’nın adı, « Batı Afrika Jandarması »na çıkmıştı. Gaddar ve paranoyaktı. Diktatörlerin arasında çığ gibi yayılan siyah gözlük modasını, o başlattı. SSS (State Security Services) adını verdiği ağır silahlı yüzlerce kişilik koruma ordusu olmadan dışarıya adımını atmazdı. Medyaya savaş açtı, tüm muhalifleri içeri tıktı. Bazılarını yok etti.

1998 yılında « yabancı servislerin » zehirlediği bir Viagra hapıyla öldürüldü…

Nijerya’da kurduğu yolsuzluk tezgahından beş yılda tam 2,2 milyar dolar kaldırmıştı.

Oğulları Abba ve Muhammed Abacha, ganimeti zulaya atmakla görevliydi. Ölümünden sonra her ikisi yolsuzluktan, Muhammed ayrıca babasının rakibi siyasal liderin karısını öldürtmekten yargılandı.

Nijerya, dünya bankalarına dağılan 2,2 milyar dolardan 802 milyonunu Avrupa bankalarından geri almayı başardı. Amerikalılar, ABD bankalarındaki hesaplara el koydu,
paranın üstüne oturdu.

Biçare Nijerya, bugün Boko Haram delileriyle uğraşıyor…

***

1965’ten 1979’a Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaptığı « fiili rejim değişikliği »yle kendisini imparator ilan eden Jean-Bedel Bokassa, Fransız sömürge ordusunda başlayan askeri kariyeriyle tam bir Fransız ürünü ve Napolyon hayranıydı.

Muammer Kaddafi’ye yakınlaşmak için Müslüman olup Selahattin Ahmet Bokassa adını aldı. Ama 4 Aralık 1977’de imparatorluk tacını, Pierre Cardin’in diktiği Napolyon kılığında giydi. Beş bin kişilik davette, Fransız devlet erkanı da vardı.

Yeni imparatorun devasa büstü, Fransız heykeltraş Olivier Brice’in, 7 bin kırat elmaslarla süslü tacı da Fransız mücevherci Claude Arthus-Bertrand’ın imzasını taşıyordu.

Taçlanma gecesi, Bokassa’nın Berengo ormanının ortasına diktiği muazzam imparatorluk sarayında 60 bin şişe Fransız şampanyası ve Bourgogne şarabı içildi ya da çalındı…

***

Nankör Fransa, Bokassa’yı Libya’da olduğu 20 Eylül 1979 geceyarısı yaptığı askeri operasyonla tahtan indirip Orta Afrika’yı yeniden cumhuriyet ilan etti. Düşük imparator, gıyabında hem yamyamlık, hem de yolsuzluk suçlarından ölüm cezasına çarptırıldı.
Bokassa bir süre kaçtı, dönüp dolaşıp yine yaratıcı celladı, Fransa’ya sığındı. Ama malına mülküne el konuldu. Ülkesindeki sarayı yıkıldı. Yıllar sonra Orta Afrika’nın yeni cumhurbaşkanı tarafından affedilip döndüğü köyünde öldü.

Neden hep Afrika’dan örnek veriyorsun, iktidar delisinin hatıra defterinde en güncel imza Kuzey Koreli değil mi, diye sorarsanız…

Benzerlerden başladım, diyebilim. Şimdilik biraz bol gelir ama, sırada Kim Jong Un’un deli gömleği de olabilir!

Dikta rejiminin açmazı; deliye deliliğin, megalomana megalomanlığın, kötüye kötülüğün
ve yolsuza yolsuzluğun dibine vurmasına izin vermesidir.
Henri Amouroux