TERÖRÜN ALTINDAN HALIYI ÇEKMEK

31 temmuz 1959 kurulmuş olan ETA için söylenen şu söz çok ünlüdür:

-ETA’yı kuran Franco’dur.

Gerçekten de, ETA’nın can bulmasına neden olan İspanyol diktatörü Franco’nun özelikle Bask ülkesi üzerinde daha da yoğunlaşan zulmüdür.

Franco’nun zulmü sayesindedir ki, ETA İspanya içinde olduğu gibi, bütün dünyada destek bulmuş, kuruluşun cinayet işleyen bir terör örgütü, olduğu bile, neredeyse, unutulmuştur.

Ama ne zaman ki, Franco’nun baskısı yok olmuş, Basklar’ın talepleri demokratik ortamda dile gelip, tartışılmaya koyulunmuş,, ETA da içeride ve dışarıdaki desteğini ytirip, gerçek yüzüyle algılanmaya başlanmıştır.

Örgütün militanlarından, Franco rejimi trafından idama mahkum edilip son anda kurtulan, ama daha sonra teröre karşı tavır aldığı için bu defa ETA tarafından ölüm cezasına çarptırılan Mario Onaindia, ilk kez cezaevinde,demokratik yollarla bir şeyler elde edilme olanağını gördüğünde şiddeti sorgulamaya başladığını, anlatıyordu.

***

1974 de, Öcalan tarafından kurulan ve sesini on yıl sonra duyuran PKK için de şunları söylemek yanlış olmasa gerek:

-PKK’nın gelişmesini, yandaş bulmasını sağlayan 12 eylül ve Evren olmuştur.

Gerçekten de, Evren patronajındaki 12 eylülün zulmü ve ünlü Diyarbakır Cezaevi PKK’ya katılımları sağlayan baş etkenlerdir.

PKK’nın düpedüz bir terör örgütü olmasına ve kanlı cinayetlerine karşın, kimi çevrelerde destek bulması, bir anlamda neredeyse meşru görülmesinin nedeni , Kürtler’in kabul görmeyen ve dile getirilmesi hoş görülmeyen, hele hele 12 eylül ile tümden baskı altına alınan kimlik taleplerinin ve kültürel isteklerinin gündeme getirilmesini sağlamış olmasıdır.

PKK’nın terör örgütü olduğunu ileri sürünce kimilerinden şu yanıtı alıyordunuz :

-Evet ama, yadsınan Kürt sorunu da gündeme ancak onun sayesinde gelebildi.

Çok basit bir mantık bile, teröre kimi çevrelerden yönelen hoşgörünün önlenmesinin bu olgunun ortadan kaldırılmasıyla sağlanacağını anlamaya yeterliydi.

Kürt kimliğinin demkrotik biçimde kabulü, Kürt sorununun ve taleplerinin demokratik ortamlarda tartışılması, tıpkı ETA örneğinde görülen gelişmeyi sağlayacak, terörün ayağının altından halıyı çekme sonucunu doğuracaktır

***

Şimdi şöyle bir soru geliyor akla:

-Peki bu durum terörün tümüyle durmasını sağlar mı?

Bilmeliyiz ki, bu sorunun yanıtı hayırdır. Terör yine sürer. Çünkü terör bir kez başladı mı, kendisini doğurduğunu ileri sürdüğü nedenlerden bağımsız olarak sürer gider.

Ama bir kez terörü ortayla çıkaran ve desteklenmesine neden olan nedenlere demokratik yöntemlerle, eğilmeye başladınız mı, artık terör toplumsal desteğini ,kimileri nezdinde var olan, bir anlamdaki meşruiyetini kaybeder, izole olur, marjinalleşir ve sonra yavaş yavaş söner.

İşte yapılması gereken budur. Bunun için de her şeyden önce demokrasi gerekir.

Herhalde, terörün ayağının altndan halıyı çekmek, bugünkü iktidarın benimsediği yöntemlerle olmaz.

Tayyip Bey’in bir türlü anlamadığı da budur. Bunu anlamayınca da, kendisini terörle mücadele ettiği için değil,bunu doğru ve etkin demokratik yöntemlerle yapmadığı için eleştirdiğimizi tabii ki, hiç anlamıyor.