O GÜN NE Mİ YAPACAĞIZ?

Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülecek, tüm ülke olayın gereğince kutlanması,  bayramın tarihlerde yeralması için kolları sıvayacaktır.
 
Bu kutlama, 3. Ahmedin oğlu’nun  Okmeydanı’nda  yapılmış ve 15 gün 15 gece sürmüş sünnet düğününü bile gölgede bırakacaktır.
 
Münih’e Oktoberfest’in, İrlanda’ya St.Patrick Günü’nün nasıl kutlandığını öğrenmek için gönderilmiş heyetlerin yurda dönüp düzünleme kuruluna katılmalarını bekleyeceğiz. Çinden yeni yıl kutlamalarında kullanılan, o bin kişinin taşıdığı ve sokakları ine kalka, kıvrıla, yalpalaya dolaşan rengarenk kumaşlardan yapılmış dev canavarlardan biri getirilecek; Çinli eğiticiler, bize bu görkemli canavarın nasıl taşınacağını öğretecekler.
 
Yeni Zellanda’nın “Bu şenlikte biz de bulunmak isteriz!” diyen yüzleri boyalı Maorileri gelip kurslar açacaklar; bu kurslarda en az bin gencimiz Maori “haka” dansını öğrenecektir. Bunlar bir yan yolda bekletilecekler ve tam New Orleans’tan getirilmiş ve en az 10 benzin istasyonunun hava pompasında depolanmış gazın tümü tüketilerek  şişirilebilen uzay dinazoru şeklindeki balon uçurulunca  meydana doğru yürümeye başlayacaklardır.
 
Bu şenlikte sokaklardan Pyong yang’daki törenlerdeki gibi top arabaları, tanklar, öyle rap rap yürüyen üniformalılar değil, halk geçecektir. İnsanların yüzünde sonsuz bir mutluluk, bir Nirvana’ya ulaşmışlık gözlenecektir.
 
Dünya’nın dört bir yanındaki ülkelerden gelen kutlama mesajları hoparlörlerden okunacak ama şenliğin gürültüsünden bunları pek az kimse duyacaktır: Hüsnü Şenlendirici, Kangalın Karacaören Köyünden zurnacı Karabayramla duet yapacak, düzinelerle davulcunun gümbürtüsüne ayak uydurup  kürt halayları çekecek, sonra doksan kemençeci refakatında horonlar tepeceğiz.
 
Gece Haliç’te Kembriç-Oksford kürek takımları bizim üniversite karması ile yarışacaktır.
 
Güneş batınca Boğaz’dan 100 tane Venedik gondolu geçecek, en güzel sesli kayıkçılar bir ağızdan şarkılar söyleyeceklerdir. Gökyüzü, sabaha kadar havai fişeklerle renklenecektir: Önce deniz yıldızları, dev şemsiyeler ve fırıldaklar görünecek, sonra bu yıldızlar, şemsiyeler ve fırıldaklar, giderek büyüyüp patlayınca oluşan ve kayarak gözden kaybolan kuyruklu yıldızlar sabaha kadar izlenecektir.
 
Her ilimizde böyle yarışmalar yapılacak, sadece her ilimizin değil, her ilçemizin ve köyümüzün sokakları kutlamalarla şenlenecektir.
 
Bu şenliğin gereğince planlanması, kutlanacak büyük bayrama layık olması için gün geçirmeden harekete geçmeliyiz.
 
Çünkü  GEZİ’yi, Suruç’u, Diyarbakır’ı ve Ankara’yı kana bulamış  bu faşizmin sonu çok yakındır; tepemize çökmüş, kentlerimizi, ovalarımızı, akarsularımızı kaplamış olan bu örümcek ağının dağılmasına sayılı günler kalmıştır.  Kardeşliklerimizin perçinleneceği, insanca bir düzene, demokrasinin en güzeline kavuşacağımız o günün gereğince kutlanabilmesi için  hazırlanmanın ve ayrıntıyı tasarlamanın zamanı artık gelmiştir.