GÜDÜLMEYE ALIŞMIŞ BİR TOPLUM

Öyle bir ülkeki her şeyi bozuk… Her şeyi yanlış… Tepeden tırnağa kaba saba… Baştan aşağıya çirkin… Umutsuzluktan boynu bükük… Karanlığın içinde dolanmaktan yorulmuş… Doğru yaşamaktan bihaber… Güzelliklerden bir hayli uzak… Her tarafı yaralanmış… Algısı kapalı… Cılız ve değersiz düşüncelerle dolu kafasının içi… Duygularını kaybetmiş… Kültürünü yitirmiş… İnsani duygularından arınmış… Fikirsiz… Saygısız ve sevgisiz… Yolları kirli… Binaları şekilsiz…

Hayatı berbat.

Çünkü, insanının kendisi hatalı… Bakışları kusurlu… Cümleleri anlamsız… Tutum ve davranışları yerinde değil… Hayata bakış açısı hastalıklı… Heves ettiği şeyler basit…
Yanlışa olan eğilimi oldukça fazla… Muhakeme gücünden yoksun… Cahilliğine bağımlı… Haksızı yüceltebilecek kadar alçak… Gururunu, onurunu ve şahsiyetini satacak kadar akmak… Önünü göremeyecek derecede uyuşuk…

***

Böyle bir ülkede yaşamak çok zor. Bu tip insanların çoğunlukta olduğu bir toplumla, ortak bir hayat sürmek neredeyse olanaksız. İnsan her ne kadar güzel hayaller kurmak istese de olmuyor… Bir yerlerde tıkanıp kalıyorsunuz muhakkak. Toplumun önemsediği değerlerle sizin değerlerinizin örtüşmediği yerde çatışma başlıyor… Kaosa engel olamıyorsunuz. Bu kargaşa ayrılıkları, ayrışmaları getiriyor… Huzur ve mutluluk yerine, acılarla ve kederlerle yaşamak zorunda kalıyorsunuz… Her yeriniz kanıyorken ve her gün yeni bir belayla başlıyorken, umursamazlığın laneti takılıyor boğazınıza… Aldırmazlık yoruyor hepimizi… Yılgınlığın ağırlığı bir adım dahi attırmıyor öteye…

Karmaşa büyüyor…

Boş gürültüde her geçen gün biraz daha eksilip, biraz daha kayboluyoruz… Bu bağlamda, geçmişle irtibat kuramayacak kadar halsiz, şimdiyi yaşayamayacak kadar zavallı, geleceği göremeyecek kadar aciz oluveriyoruz hissetmeden, yavaş yavaş…
Heyecan yok…

Coşku yok…

Güzel düşler yok…

Tatlı melodilerin havada yükselişi yok…

Bilinç yok…

Sadece anlamsızlık var… Yıllardır değişmeyen meseleler etrafında öylece, sıkılmadan dolanmak var… Sebepsiz düşmanlıklar var… Adaletsizlikler var… Sürekli problem üreten beyinler var… Dik durmak yerine eğik durmayı seçmiş bir çoğunluk var… Biat etmeyi gelenekleştirmiş bir toplum var…

***

Vaziyet bu derece kötüyken, bu durumu kökten ve kesin bir şekilde iyileştirebilecek bir mekanizma yok. Hele hele ortada seçimle, hükümetle, partiyle çözülecek bir durum hiç mi hiç yok.

Çünkü, karşınızda duran güdülmeye alışmış bu toplumda, değişme ve düzelme yanlısı kafalar yok.