SULTAN VE ÇAR

Başka türlüsünün olması, Putin gibi, güç gösterisini diplomasisisin temeli haline getirmiş olan bir diktatörün, uçağının Türkiye tarafından düşürülmesine tepkisiz kalması beklenemezdi.

Öte yandan, gerginlik politikası uygulama konusunda iç,dış ayırımı yapmayan Tayyip Bey gibi birinin krizi ,fazla kırıp dökmeden yönetmesini beklemek de abes olurdu.

Bu durumda, krizin başlangıçtan itibaren kimsenin ihtimal vermediği bir çatışmaya dönüşmemesi, ama gerginliğin bir miktar daha tırmanması beklenebilir.

İtalyan La Stampa, olayı Ortadoğu’da liderliğini kabul ettirmeyi amaçlayan Çar ile büyük bir Sünni krallığın hayalini kuran Sultan’ın arasında gerginlik olarak niteliyor.

Çar ile Sultan’ın, geçmişteki kapışmalarının hepsini, tek 1853 – 56 Kırım savaşı dışında, hep Çar’ın kahir bir üstünlükle kazandığı anımsanırsa, ilginç olan benzetmenin ürkütücü olduğu da söylenebilir.

Ama benzetme yalnız tarafların tutkuları açısından değil, kıyaslandığında, çok dengesiz olduğu hemen görülen güçleri açısından da yerine oturmaktadır.

Gerçekten de, eknomik gücü, doğal kaynakları, silahlı kuvvetleri açısından bakıldığında, ülkesini tıpkı Sultan gibi, demir yumrukla yöneten Çar’ın durumunun çok daha avantajlı olduğu görülüyor.

***

18, yüzyıldan beri bu durum hep böyle olmuş, Büyük Pedro tarafından Rusya’nın modernleştirilmesinden itibaren Sultanlar Çarlar karşısındaki varlıklarını hep Batı’nın yardımı ile dengeleyerek, korumuşlardır.

Ortaya yeni bir etken çıkıp da, Rus tehlikesi. Batı için ikinci sıraya düşünce, Sultanlar’ın varlıkları hak ile yeksan olmuştur..

Şu anda Sultan ile Çar tabii ki bölgesel etkileri de olan küresel bir kapışmanın içindedirler. Olay yerel ölçüde, Türkmenler ve PYD – YPG arkasına mevzilenmiş taraflar arasında geçiyor görünse bile, bölgedeki çok başlı bir denge çekişmesidir.

Sultan’ın eli yalnız Çar’ınkine oranla daha zayıf olmakla kalmıyor, aynı zamanda Sultan ekonomik açıdan da büyük ölçüde Çar’a bağımlı görünüyor.

Burada durum, eski Sultanlar ile Çarlar dönemine benziyor ve Sultan bir kez daha durumu Batı’nın Çar’ın bölgedeki gücünü dengeleme politikasıyla sağlamaya çalışıyor.

***

Burada da durum bir kez daha Sultanlar ile Çarlar’ın son dönemini andırdığı için Sultan epeyce, yalnız bir dönemin eşiğinde çok zor durumda görünüyor,.

Çünkü geçmişte Çar’ın oluşturduğu tehdidi solda sıfır bırakan Alman tehdidini andıran IŞİD’in İslami terör tehdidi çıkmıştır ortaya. Bu durumda Batı için Sünni İmparatorluk peşinde koşan ve geçmişte de, İslami terör ile tehlikeli ittifak örnekleri sunan Sultan, Çar’dan çok daha tehlikeli görünmektedir.

Çar, gerilimi tırmandırırken, Sultan’ın ülkesini gittikçe daha çok dincileştirdiğini söyleyerek, dikkatleri bu gerçeğe çekmeye çalışıyor ,uyanık gözlemciler de, IŞİD’in en büyük tehlike olduğunuu ileri sürerlerken, olası bir Batı- Çar ittifakının altını çiziyorlardı.

Sultan acaba, her ihtimale karşı NATO şemsiyesine sığınma hamlesi yaparken, IŞİD’in yarattığı dehşet ile onunkiyle bağdaşan kendi imajının ne kadar tehlikeli olduğunu ne derecede farkındadır dersiniz?

“Sultan bu imajını değiştirebilir mi?” diye sormak, “Sultan Sultanlıktan vazgeçeblir mi?” demektir.

-Ne dersiniz Sultan Sultanlıktan vazgeçebilir mi?