TUTUKLUSUN EY HALKIM!

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül İstanbul 7.Sulh Ceza Hakimliği tarafından önceki gün tutuklanarak, “ Silivri Kampüsü”ne gönderildiler.

Böylelikle ülkemizde geçerli olan “her bu sıfata layık gazeteci mutlaka tutukluluğu tadacaktır “ilkesinin geçerliliği bir kez daha kanıtlanmış oldu.

Şimdi “Silvri Kampüsü”nün nöbetçi tutukluları Can Dündar ve Erdem Gül’dür.

Can Dündar ve Erdem Gül, bütün basın ve Türk halkı adına “Silivri Kampüsü”nde yatmaktadırlar.

Bu şerefli misyonu yüklenecek gerekli vasıflara da sahip olduklarından, bize de kendilerini kutlamak düşüyor.
Bu iki kardeşimi de candan kutlarım.

Her ikisinin aynı özgürlük ve demokrasi nöbetinin yoldaşları olan ailelerine de sabır ve metanet dilerim.

***

Can Dündar ve Erdem Gül “silahlı terör örgütüne üye olmadan, bilerek ve isteyerek yardım etmekten”, siyasi ve “askeri casusluk amacıyla devletin gizli kalması gereken sırlarını açıklamaktan” tutuklanmış bulunmaktadırlar.

Haber yapan gazetecileri bu isnatlarla tutuklamak bir ülkede ne kadar demokrasi ile bağdaşıyorsa Türkiye o kadar demokrasidir.

Bir ülkede bu gerekçelerle iktidar çevrelerinden gelen telkinlerle, gazeteci tutuklayan yargı ne kadar bağımsız bir yargı ise, Türkiye’deki yargı da o kadar bağımsız bir yargıdır.

Ve bir ülkede demokrasinin, niteliğini belirten ölçütler de bunlardır yoksa iktidar ve muhalefetin ne kadar oy aldıkları değil.

Çağımızda bir ülkede rejimin demokratikliğinin ve özgürlükçülüğünün ölçütleri yerine gelmiyorsa, o ülkede rejim meşru değildir. İşbaşındaki iktidar veya kişi ne kadar oy almış olursa olsun!

Çünkü oy diktayı demokrasi kılamaz, çünkü oy diktayı meşru hale sokamaz.

***

Demokrasiler, halkın kendisi için en iyisinin ne olacağına oyuyla karar verme yetisine sahip olduğu varsayımına dayanır. Bu da halkın neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar vermesi için, ne olup bittiğini bilmesini zorunlu kılar.

Demek oluyor ki, halkın olan bitenden haberdar olma özgürlüğü demokrasinin temel ögelerinden biridir.

Sanıldığının aksine, basın özgürlüğü basın mensubunun özgürlüğü değil, halkın temel özgürlüğüdür. Gazeteci orada bir aracıdan başka bir şey değildir.

Gazeteci haber yaptığı için tutuklanıyorsa eğer, bu halkın tutuklanmış olması anlamını taşır.

Can Dündar ve Erdem Gül haber yaptıkları için tutuklandılar. Demek oluyor ki, aslında halk tutuklandı.

Şimdi dönüyorum halkıma ve haykırıyorum:


-Tutuklusun ey halkım! Unutma bunu!

-Tutuklusun ey halkım ve zincirini ancak kendin kırarsın! Unutma bunu!

-Unutma bunu ve zincirlerini kırmak için ne yapman gerektiğini düşün!
- Yok eğer sen düşünmüyorsan, o zaman vay
halimize! Biz yanalım kaderimize!