AMMA KABUS

Hayır! Olamaz! İnanmıyorum! Yuh artık! Bu kadarı da olmaz! Gazetedeki arkadaşlarım çevremi sarmış bir ağızdan ama doğru, ama gerçek, hakikat bu, deyip duruyorlar. Hepsi duymuş, hepsi biliyor. Kesin bilgi: Cumhuriyet satılmış!

Nasıl olur diye çırpınırken ben, güm ikinci bombayı patlatıyorlar: Gazetemiz bir diktatöre, bir despota satılmış!

Bundan böyle bütün yazarların bütün yazılarını diktatör kendi, bizzat, şahsen denetleyecek, hangi haberin gireceğini hangi haberin zinhar gazeteye girmeyeceğini o belirleyecekmiş!

Yok artık! Çüş yani! Bizim ülkemizde böyle şeyler olmaz, olamaz diye çırpınıyorum! Üstelik söz konusu olan herhangi bir gazete değil, bizimki! Ben yokum diye isyan bayrağını çekmeye hazırlanıyorum ki, yeni patron içeri giriyor. Bu herife biat etmeyeceğiz diye haykırarak İlhan Selçuk’un odasına koşuyorum! Bir de bakıyorum karşımda: Vladimir Putin!

Evet, evet, Cumhuriyet gazetesini Putin satın almış! Gazetede isyan çıkarıyoruz. Bu adama çalışmayız! Onun kulu kölesi olmayacağız! Zaten Can Dündar’la Erdem Gül’ü hapiste tecritte tutan da Putin!

Rus uçağını düşürdük ya, bedel ödetiyor! Peşini bırakmam demişti! Bedel ödetiyor! Bedel ödetiyor! Bedel ödetiyor!

Bombalar patlarken, uçaklar düşerken ve çıkmayan sesimle 3. Dünya Savaşı çoktan çıktı neden hâlâ uyanmıyorsunuz diye haykırmaya çalışırken kan ter içinde uyandım!

Son zamanlarda böyle abuk sabuk kâbuslar görmeye başladım. Hayırlara vesile olur inşallah!

***

16 yaşında 3 çocuk, 3 lira çaldıkları için, “fikir ve eylem birliği içinde yağma suçu işledikleri” gerekçesiyle 45’er yıl hapis istemiyle yargılanıyorsa…

Emniyette işkence yapan değil, dövülenler suçlu bulunuyorsa…

Dün dost, kanka olan, bugün düşman ilan ediliyorsa…

Yıllar boyu el ele, birlikte, isteyene istediğini vererek, hukuk ve insan katlederek, kurbanların üzerinde tepinerek, suç ortaklığında buluşanlar, ben değil hepsini o yaptı diye paralel, dikey, yatay kaçışlar arıyorsa…

Anayasa Mahkemesi çocuklara cinsel istismarda bulunanlara en az 16 yıl hapis cezası veren TCK maddesini iptal edip “tecavüzcünle evlen” zihniyetini pompalayıp, çocuk gelinlere geçit veriyorsa…

Erdoğan’a hakaretten son yılda 1300 kişiye işlem yapılıyorsa… Mahkemelerde bilirkişiler “Yüzüklerin Efendisi” filminin karakteri Gollum’u irdelemek zorunda kalıyorsa…

Dinmeyen bir açgözlülük ve hırsla, daha çok savaş, daha çok “sahte kahramanlık” peşinde koşuluyorsa…

Bütün bunlar ve daha nice rezillik, millete “Yeni Türkiye” diye yutturuluyorsa…

Nobel Ödülü’yle son yılların en büyük mutluluğunu bize yaşatan Aziz Sancar, ödülünü Atatürk sayesinde aldığını ve ödülü Anıtkabir’e bırakacağını söylediğinde (Özlem Yüzak ve Orhan Bursalı’nın yazılarına doyamadım) eyvah ister misiniz şimdi Sancar’ın başına bir hal gelsin diye endişeleniyorsam…

Saçma sapan kâbuslar görmeme hiç şaşmamak gerek!