YİNE NELER OLUYOR GÜLÜM?

Rahmetli Büyükelçi Settar İksel’den dinlemiştim:  III. Osman’ın tahta çıktığının duyurulması için 1757 de Şehdi Osman Efendi’yi Rusya’ya yollamışız. O zamanlar biz yabancı ülkelere kalıcı elçi yollamaz, sadece bazı önemli olayları duyurmak için birilerini geçici olarak görevlendirilmişiz.
 
Osman Efendi, heyetiyle Petersburg’a vardığında kendilerine yer gösterilmiş ve Kraliçe tarafından kabullerinde uygulanılacak protokol konusunda bilgiler verilmiş:

-Kraliçe’ye doğru iki adım atacak, reverans yapacaksınız..  

-Ben kadın önünde eğilmem!

Saray Nazırı, gidip bunu anlatınca Kraliçe, “Aman eğilmesin, sadece iki adım atsın, belgeyi versin yeter!” demiş. Haber iletilince Osman Efendi, “Ben fermanı, kadın eline vermem!” diye tutturmuş. Kraliçe, Nazır’a, “Öyleyse sana versin.”   demiş.

Tören saatinde Nazır, koşmuş, gelmiş, Kraliçe’ye, “Durun, salona gelmeyin!” demiş. “Neden?” “Bahçeye indiler!”. “Git bak ne olmuş?” Bakmış, dönmüş. “Namaz saatı gelmişmiş!”

Biz bunları Osman Efendi’nin padişaha sunduğu rapordan öğrenmekteyiz. Osman Efendi bu resmi raporunda Rus Saray Nazırından “Veledi zina” olarak bahsetmektedir.
 
Settar Bey ciddi ve tarihe meraklı bir büyükelçimizdi;  Bu konudaki bilgi kaynağı neydi ? Bilmiyorum . F. R.Unat’ın hazırladığı , S.Baykal’ın bütünlediği “Osmanlı Sefirleri ve Sefaretnameleri”nde bu ayrıntı yok ama protokolle ilgili ciddi sıkıntılar yaşandığı anlaşılıyor.

S.Faroqhi, “Osmanlı İmparatorluğu ve Çevresindeki Dünya” eserinde, o zamanki  elçilerimizin, düzenlenen törenleri anlatmanın ötesinde pek bir dertlerinin olmadığını, bu törenlerin  görkeminin, Osmanlı Sultanı’na verilen önemi yansıttığına inanıldığından  sadece bunların ayrıntılarının değerlendirildiğini söylemektedir.
 
Şimdi soralım :
 
IIl.Osman, bu raporu okuyunca Rusya konusunda ne öğrenmişti ? Elçimizin,  gavurların hainliklerine nasıl mertçe direnip kefereyi hizaya getirmiş olduğunu mu ?
 
Osman Efendi ,  ziyafetin ayrıntısı yerine  Rusyanın durumunu, gücünü ve bu gücün kaynaklarına  dair gerçekleri anlatabilseydi fena mı olurdu ? Bu gün çocuklarımız tarih kitaplarında o tarihten sonra gerçekleşen yenilgilerimizi, Küçük Kaynarca’yı, Navarin’i, Rusya’nın bizden dönüm dönüm topraklar alıp nasıl genişlediğini mi okurlardı?
 
O padişahlara gerçekleri, Şehdi Osman Efendi’nin anlatmadıklarını yansıtacak yerli basın da yoktu, yabancı kaynaklar da.  Gerçekleri bilmemek, anlamamak Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihten silinmesine yol açtı.
 
Bu gün Rusya ile yeniden itişmeye başladık. Bu tepişmenin ardında yatan nedenleri iyi bilmek, içyüzünü öğrenmek zorundayız.  Günümüzün Şehdi Osman Efendileri bize işin aslını değil de uydurma bilgileri aktardıklarında bunlara inanmayıp  gerçekleri  yerli kaynaklardan, yetmediğinde de yabancı kaynaklardan arayıp bulup iyice öğrenmeliyiz ki  çocuklarımız  okullarda yeni felaketler  bellemek zorunda kalmasınlar.