BALBAY’IN “ÜÇ Y” FORMÜLÜ

İlhan Abi dahil, biz eski Cumhuriyetçilerin, Balbay diye seslendiğimiz Mustafa Balbay’ı siz okurlara anlatmanın, yeteneklerini, erdemlerini, başarılarını, yiğitliğini ödediği bedelleri anımsatmanın alemi olduğunu sanmıyorum.

Aktif siyaseti ve siyasette de,bşa güreşmeyi seçtiği için bir süredir yazılarına ara vermiş olan Balbay, geçen hafta içinde 16- 17 ocak lağan kurultayında CHP Genel Başkanlığına aday olduğunu, içeriğini partisinin Sivas kurultayında da açıkladığı bir deklarasyonla ilan etti.

Artık % 25ler bandına demir atmış ve oradan kıpırdamak niyetinde görünmeyen CHP’de, Genel Başkanlık yarışını ancak iktidar ortağı olmak önleyebilirdi; o da olmadığına göre, bu yarış kaçınılmazdı.

Ülkemizde liderin karizmasının (kimi ahvalde de kerizmasının) önemini kabul etmekle birlikte, CHP’nin sorununun genel başkanın kimliğinde odaklandığını düşünmediğimden, yarışın sonucu ne olursa olsun bir şeyi değiştireceği kanısında değilim. Bu görüşüm, CHP’nin sorunsuz olduğu kanaatinden kaynaklanmıyor, bilakis sorun vardır ve kimilerinin sandığından da çok daha derindedir.

***

Her sorunla karşılaştığında , “nasıl?” yerine, hep “kim?” sorusuyla güçlüğün üstesinden gelmeye çalışanlara karşı sürekli dile getirmeye çalıştığım husus, CHP’nin bir yeniden yapılanmaya, yeni bir örgüt modeline ihtiyaç duyduğudur.

Bu yeni örgütlenme modeli yaşama geçirilmeden genel başkanlık koltuğuna kim oturursa otursun, pek bir şey değişmeyecek, CHP durağanlıktan kurtulamayacaktır.

İlk defa bu görüşün, Balbay’ın deklarasyonunda da yer aldığını görünce, umutlandım.

Partisinin iktidar olarak Cumhuriyet’in ikinci yüzyılındaki yönünü belirleyebilmesi için ihtiyacı olan hususları şöyle sıralıyor Mustafa Balbay:

Yeni bir Yön/ Yeni bir Yöntem/ Yeni bir Yönetim.

Balbay “üç Y” formülü içinde yer alan ögelerin en önemlisi yeni yöntemi şöyle açıklıyor:

“ Sadece bir kişi ya da grubun değil, tüm CHP kadrolarının işe koyulmasını sağlamak, çağın bütün olanaklarını seferber ederek, her alanda halkın içinde olmak ve tüm demokratik örgütlerde örgütlenmek, hepsiyle dirsek temasını geliştirmek. Bunun için tüm örgüt yapısını, bu arada üye kayıtlarını yenilemek ve güncellemek.”

***

Balbay bildirgesinde kadın ve gençlerin çağdaş bir parti için yaşamsal önemini de vurguluyor.

Sanırım bu yöntemle tepeden tırnağa yenilenmiş, üye kayıtları güncellenmiş
parti yeni yönünü de bu yöntemle belirleyecektir.

Evet CHP, aralarında kimlik bunalımının da yer aldığı, karşı karşıya bulunduğu tüm sorunlarını bu yöntemle çözecektir. Yani, “önce yönümüzü belirleyelim,sonra ona göre yöntemlerimizi yaşama geçirir yeni yönetimimizi oluştururuz” yollu düşünmek pek doğru olmasa gerek.

Partinin yönünü, iktidarın yolunu belirleyecek olan da yine bu yeni yöntemle biçimlenecek olan bütün politikaların tabandan tavana geniş katılımla oluşturulduğu yeni yapının işi olmak durumundadır.

İşin özü, yeni bir Türkiye’nin ana esaslarının çizilmesi, o hedeflere varacak olan iktidarın büyük topluluklar ile birlikte yaşama geçirilmesi yalnızca genel başkanın değişmesiyle olacak iş değildir. Gerekli olan tüm örgütlenme modelinin değişmesidir.

O bir kez gerçekleşti mi, suyun yatağını bulması gibi, hareket de liderini bulacaktır.