KADIN… İRAN’DA VE TÜRKİYE’DE…

“İran’da bilim ve mühendislik öğrencilerinin yüzde 70’i kadın. Ülkede küçük ancak gelecek vaat eden bir girişimci kitlesi doğuyor ve burada kadınlar daha büyük rol oynamaları için destekleniyor.” Bu cümleyi ünlü Forbes dergisinin son sayısından aldım. Yazı şöyle devam ediyor: “İranlı kadınların ikinci sınıf vatandaş olduğu, araba kullanmaya bile izin verilmediğine ilişkin mit bütünüyle yanlış. İran’da kadınlar yıllardır petrol ve doğalgaz, madencilik, inşaat gibi erkeklerin ağırlıkta olduğu endüstrilerde şirket sahibi ya da profesyonel yönetici olarak varlık sürdürdüler; şimdi ise teknoloji şirketlerinin başındalar…”

Yazıya başladığımda Başbakan Ahmet Davutoğlu KOSGEB’in KOBİ ve girişimcilerin ödül töreninde konuşuyor ve KOBİ içinde kadın girişimcilere ya da kadının ekonomideki rolüne ilişkin birkaç sözcük aradım.. Yoktu.. Her ülkenin kalkınması farklıdır; hızı, öncelik verdiği alanlar, bölge coğrafyası, nüfusu hepsi büyük resmin parçalarıdır. Eğer kalkınma her geçen yıl biraz daha yukarıya doğru ivme ile ilerliyorsa bu sevindiricidir. İşte komşumuz İran’ın yaptığı bu.

Türkiye geçen hafta açıklanan Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde 5 sıra gerileyerek 130. sıraya yerleşmiş. Kadınların ekonomiye katılımında neredeyse yerimizde sayıyoruz; G20 ortalaması yüzde 58’lerde; bizde ise yüzde 32’ye ulaştı. Bu bile hâlâ 1991 yılının gerisinde. Girişimci kadın sayımız toplam girişimcilerin sadece yüzde 8’i…

Kadın istihdamında 1 puanlık artışın küresel GSMH’de 85 milyar dolar tutarında bir artışa yol açtığı artık bilinen bir gerçek iken kadını toplumsal, siyasi ve ekonomik yaşamın hâlâ dışında tutmak, tek kanatla yola devam etmeye çalışmakla eşdeğer…

Kadın muhtarlar

Geçen hafta İzmir Urla’da ilginç bir toplantıya konuşmacı olarak katıldım. Türkiye’nin Kadın Muhtarları Çalıştayı’na…

Salona girdiğimde her yer “Dünya yerinden oynar, kadınlar birlik olsa, kadınlar özgür olsa…” şarkısı ile inliyordu.

Biliyorsunuz muhtarlar siyasetin ve demokrasinin en alt damarı ve temel taşı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhtarlara yakın ilgisinin ardında başka nedenler olsa da muhtarların işlevi köy ve mahalleli açısından gerçekten önemli.

Özellikle kadın muhtarlara çok farklı işler düşebilir. Ancak bu konuda da sınıfta kalmış durumdayız. Toplam 53 bin muhtardan sadece yüzde 1’i kadın. 640 kadın muhtar var sadece. İşte bunların 250’si, Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar’ın çağrısı ile ilk kez bir araya geldiler. Urla Türkiye’de Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçe’yi uygulamaya alan ilk belediye. Zaten amacı da bu konuyu ülkenin kadın muhtarlarının gündemine getirmek. Muhtar bu konuda ne yapabilir demeyin? Halkın tam içindeki bu alt siyasi damarın hem toplumu bilinçlendirmede hem de yerel yönetimlere baskı yapmada büyük rolü olabilir istenirse. Kent konseylerinde konu gündemde tutulabilir.. 2 gün süren çalıştayta 5 ana başlık altında bir eylem planı ortaya konuldu. Muhtarlık sisteminin kadının siyasete katılımı yönünde iyileştirilmesinden birlikte çalışma kültürünün geliştirilmesine, kadının rolünün güçlendirilmesine kadar geniş bir yelpaze. Kadına yönelik şiddet ile mücadele, kadına haklarının öğretilmesi, istihdam yaratıcı alanlar açılması gibi alt başlıklar da..

Toplumsal cinsiyete dayalı bütçeleme gerçekten toplumda kadının rolünü güçlendirmek için önemli bir adım… Konu 10 yıldır gündemde olmasına ve Birleşmiş Milletler bünyesinde Türkiye’nin 5 kentinde pilot projeler yürütülmesine karşın tek bir kadın belediye başkanı kendini ortaya attı ve başardı. Bakalım devamı gelecek mi?