MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZ

“Milli kültürümüzle, milli ve dini değerlerimizle hiçbir ilgisi olmayan yılbaşı kutlamaları çocuklarımızın ve gençlerimizin kendi kültürümüze ve değerlerimize yabancılaşmalarına, yozlaşmaya, başka milletlerin değerlerini benimsemelerine, milli ve manevi değerlerimizden uzaklaşmalarına yol açmaktadır. Ayrıca Türk milli eğitiminin temel amaç ve hedefleri ile de bağdaşmamaktadır.

Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, okullarımızda yılbaşı kutlaması, yeni yıl eğlencesi ve bu amaca hizmet edecek hiçbir etkinlik yapılmaması, yeni yıl kutlamalarını çağrıştıracak süsleme ve semboller kullanılmaması, yılbaşı kutlamanın milli ve dini bakımından sakıncaları ile ilgili bilgilendirilmesi hususunda gereğini önemle rica ederim.”

Milli Eğitim’in bu ibret verici açıklaması yeni yıldan önce çeşitli illerin okullarına tebliğ edildi… Açıklama daha uzundu ben kısalttım…

Yaşamı ve yaşamın her alanını dini referanslarla açıklama çabası…

Dinden gelir, kazanç, rant, otorite, iktidar, özetle güç sağlama aracı olarak yararlanma…

Dinsel içeriği sadece ve sadece şekle bürüme, görünür kılma gayreti, yani gösterişe döndürme…

Bu üç nokta öyle görülüyor ki “yeni” dediğimiz şu 2016 yılında giderek artan bir yoğunlukta hepimize egemen olacak…

Yukarıdaki açıklamayı okuduğumda aklıma ilk gelen şu ünlü taksi fıkrası oldu. Müşteri, “Kapa şu müziği Hz. Muhammet radyo mu dinlerdi” deyince, şoförün tepesi atmış: “İn arabadan” deyip indirmiş adamı. “Taksi değil, deve durdursaydın keşke!” Şu yukarıdaki açıklamayı yapanlar, elle yemek yerine çatal bıçak kullanmayı içlerine sindirebiliyor mu acaba? 


Ağırlık ve uzunluk ölçülerini acep yeniden dirhem, okka, arşın, kulaç, fersaha mı dönüştürsek diye akıllarından geçiyor mu? 


Giydikleri mavi kot pantolondan, ellerinden düşürmedikleri telefon ve bilgisayarlardan vazgeçmeyi düşünürler mi? 


Sahi nedir bizim milli ve manevi değerlerimiz? 


Yalan söylemek… Dün söylediğini bugün inkâr etmek… 


Para çalmak… Soygunun talanın üstünü örtmek… 


Kadın dövmek, öldürmek… 


Millete küfretmek… 


Savaş çıkartmak… Şiddetten medet ummak… 


Haksız yere insanları içeri tıkmak… Baskı ve tehditle korkutmak, gözdağı vermek… 


Milleti dilenciliğe alıştırmak… Alışmak istemeyenleri geri zekâlı yerine koymak ya da yok saymak… 


Şu son yıllarda en çok gördüğüm bunlar! İktidardakilerin örnek davranış olarak sunduğu bunlar… Önerdikleri bunlar…

Yücelttikleri, önerdikleri, alkışladıkları bunlar! Toplumda kabul gören bunlar! 


Bu mu bizim milli ve manevi değerlerimiz! Bu mu? Bunlar mı? 


Kardeşlerimden birine çıkıştım, neden yeni yıla girerken bana, “İyi seneler demedin” diye kızdım! Yanıtı şöyle oldu: 


“Her yıl iyi seneler dedim durdum, bir öncekinden kötü oldu…

Bu kez bir de böylesini deniyorum…