BİR MANŞET DE BİZ ATTIK!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) sözcüsü Selin Sayek Büke’nin dini kimliği üzerinden bir tartışma başlatan -el konulan- Bugün gazetesinin manşeti şöyleydi:

“CHP parti sözcüsü ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Büke’nin dini kimliği konuşulmaya başlandı.”

Büke de çıktı ve “Ailemin bir yarısı Hıristiyan, bir yarısı da Müslüman” dedi.

Elbette bir TC vatandaşının Hıristiyan olmasından daha normal bir şey olamaz. Ama bizdeki siyasi İslamcı akımın insanlıkla bağlarını gevşetmiş bazı temsilcileri bu durumu bir “ayıp” gibi takdim ediyorlar.

Tamamen kendileri üzerinden yapılan bir değerlendirme bu… Üstatları gibi kendileri de “din pazarlama” uzmanı olduklarından herkesi de öyle zannediyorlar:

-Kim daha Müslüman?

Böylesi bir kulvar oluşturup, herkesi içine tıkıştırmak istiyorlar:

-Bakın bu Müslüman değil!

Şimdilik kıvamında bir “ayıp” gibi pazarlıyorlar. İlerde bunu “suç” haline getirmenin hayallerini kuruyorlar.

En yetkilileri bile ara sıra ağzından kaçırıyor ya “tek din” diye, birlik ve beraberlik nutukları atarken ya da tutarken!

Son derece ilkel bir durum bu… Biz böylesi bir ilkelliği 1996’da Metin Göktepe’yi katleden polislerden birinin ifadesinde okumuştuk.  

Katil polislerin ifadelerini alan Birinci Sınıf Emniyet Müdürü ve Baş Müfettiş Yaşar Gökışık “anlat bakalım neler oldu o spor salonunda?” diye sorduğunda içlerinden biri (Metin Kuşat) şöyle demişti:

“Ben gittiğimde şahıs yerdeydi, arkadaşlar vuruyorlardı. Niye vuruyorsunuz dedim. İstiklal Marşını bilmiyor, kelimeyi şahadet getiremiyor dediler. Ben de boş verin ya dedim. Bir tekme de ben attım!”

Polis kadroları Türk-İslamcı Sentezine göre oluşturulduğundan dünyanın böyle olduğunu sanıyorlardı. Türk ve Müslümanlık şartlarını yerine getirememek öldürülmek için geçerli bir sebep olarak belletilmişti o zavallılara… O da kendini bu tez üzerinden savunuyordu:

-Kelimeyi Şahadet getiremiyor!

Cahil çocuk “iyi o zaman öldürün” diyeceklerini sanıyordu.

Selin Sayek Büke’ye ve CHP’ye bu cehalet çizgisi üzerinden saldıran medya mensupları prim yapacaklarını sanıyorlar.

Oysa yaptıkları sadece kendi ilkelliklerini teşhir etmekten öteye gitmiyor.

Ama burada CHP’ye de bir lafımız olmalı:

-Dinci parti ile din üzerinden yarışa girerseniz, emin olun ki kaybedersiniz! denilmişti 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde… Hatırlıyorsunuz değil mi?

Biz de dindarız görüntüsü verip, laiklik mücadelesi yaptığınızı söylerseniz her iki taraftan da oy alamazsınız. Zaten alamadınız. Seçimleri kaybetmekle iş bitmedi. Selin Sayek Büke örneğinde olduğu gibi din üzerinden kendilerine göre “açık” yakaladılar mı, hemen taarruza geçiveriyorlar. Tıpkı Metin Göktepe’nin öldürülmesinde olduğu gibi yapıyorlar. Büke’ye de din üzerinden çullanıyorlar:

-Baktık ki Hıristiyan bir manşet (tekme) de biz attık!