KADINSIZ TOPLUM, YARINSIZ TOPLUM

Bir yılda 303 kadının erkek şiddetine maruz kalarak katledildiği, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin hemen her alanında karnesinin kırıklarla dolu bir ülkede şirketlerin yönetim kurullarında kadın üye sayısının artıp artmaması birçoğunuzu ilgilendirmeyebilir; hatta absürd bile gelebilir. Ancak Melsa Ararat’ın “kadın-erkek eşitliği; nasıl bir toplum içinde yaşamak istediğin, nasıl bir gelecek hayal ettiğin ile ilgili bir konu” görüşüne katılıyorsanız yazının devamını okumayı sürdürün. Yoksa boşverin…

Melsa Ararat “Bağımsız Kadın Direktörler” (BKD) projesinin yöneticisi. SabancıÜniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından Egon Zehnder International Türkiye ofisinin stratejik desteği geçen sene yaşama geçirildi. Şirketlerin yönetim kurullarını kadın direktörler tarafından güçlendirmeye odaklanan bir proje. BKD’nin 2015 raporu dün açıklandı. Rapor Borsa İstanbul BİST’te işlem gören 417 şirketi kapsıyor. Bu şirketlerin yönetim kurallarını oluşturan 2541 direktörün sadece yüzde 12.9’u, yani 293’ü kadın. Bunların arasında şirket sahibi aile üyesi olmayanların, yani bağımsız kadın direktörlerin oranı ise yalnızca 6.5.

Bir şirketin yönetim kurulunda kadın direktör olması neden önemli? Evet bu, kadın-erkek eşitliği konusu bir anlamda ama daha da ötesi var. Women 20 Başkanı ve BKD Danışma Kurulu Eşbaşkanı Gülden Türktan’ın dediği gibi kadının farklı görüşü, genellikle insan hakları, çevre ve sürdürülebilirlikle ilgili. Bu unsurları tüm kararlarında dikkate alan şirketlerin sayısının artması toplum açısından da çok çok önemli. Ayrıca çok daha fazla kadın direktör, kurumsallaşmanın garantisi; Kadın direktörün olduğu yerde kapsayıcılık ve farklı görüşler var oluyor…

Kadınların yönetici posizyonuna yükselmesi öyle karar almakla falan olan işler değil… Erkeklerin egemenlik alanlarından vazgeçmeleri kolay olmuyor. Fazlası gerekiyor. Örneğin İngiltere’de tamamen gönüllülük esasına dayanan “% 30 Club” adı verilen bir kampanya ile Türkiye ile aynı seviyede olan kadın direktör oranı 5 yılda yüzde 100 artarak yüzde 26’ya ulaşmış. Hedef kampanyanın adındaki gibi yüzde 30’a ulaşmak.

Birleşmiş Milletler geçen yıl kadına yönelik cinsiyet ayrımcılığı için bir kampanya başlatmıştı. “Erkeğin desteği olmazsa ayrımcılık da son bulamaz” mantığıyla yola çıkılan projenin sloganı “He for She” yani “Kadın için erkek”ti. Rahmetli Mustafa Koç, #BenDegilsemKim diyerek herkesi toplumsal cinsiyet eşitliği için üzerine düşen görevi yerine getirmeye davet etmişti.

Her şeyin çivisinin çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Artan eşitsizlikler, savaş ve göçlerin yarattığı tahribat sadece fiziksel değil ne yazık ki; “vurdumduymazlık”, “adam sendecilik’’ başta olmak üzere ciddi bir değerler erozyonunu da beraberinde getiriyor. Bu yüzden en azından iş dünyasının bir şeylere örnek olması, toplumsal bir şeyleri başarabilmesi önemli. Yeni umutların yeşermesi açısından….

Mozaik Yolu… Teröre inat…

Ölümün, dehşetin kol gezdiği, yüzyılın en büyük dramlarından birinin yaşandığı bir bölgede kültürel mirasa sahip çıkmak… Yukarıda bahsettiğim kadın konusundaki tezat gibi. Ama yine bir o kadar önemli. Ortak Nesiller Organizasyonu-ONE Urfa, Maraş, Antep ve Hatay’ı kapsayan Mozaik Yolu projesi başlattı. Amaç Urfa, Maraş, Antep ve Hatay’ın tarihi değerlerinden yola çıkarak bir mozaik yolu, daha doğrusu rotası oluşturmak ve bunu dünyaya tanıtmak. Demet Çetindoğan Sabancı’nın başkanlık ettiği, Prof. İlber Ortaylı’nın danışma kurulu başkanlığını yaptığı One, Mozaik Yolu’nu İsviçre, İngiltere, İtalya ve ABD’de tanıtmaya başlıyor. İlk durak İsviçre’nin kayak merkezi Gstaad. Projenin sponsorluğunu ise 100 ülkeye ihracat yapan Gaziantep kökenli Şölen, Elif Çoban yapıyor. Ortaylı, tarih boyunca yaşanmış zenginliklerin, ihtişamlı dönemlerin izlerini taşıyan mozaiklerin, özellikle Roma İmparatorluğu boyunca zengin tüccar ve askeri bürokrat bir sınıfın, gösterişli şekilde donattıkları villalarında sıkça görüldüğünü hatırlatıyor ve bu doğrultuda bir rota çizdiklerini söylüyor. Hayal büyük: “Terör bir gün bitecek ve biz burayı bir cazibe merkezi yapacağız.” Neden olmasın?