EN GÜZEL DUYGU…

Sevmek… Nasıl olurdu ki?

Sanılanın aksine bir anda olmaz… Zaman ister… Tüm kalbinle ve tüm ruhunla kendini ona vermeni bekler… Tüm bunlardan sonra da insanı bambaşka eder… Yüreğin ağzında atar… Durduramazsın onu… Bir sardı mı, adamı bırakmaz… Kuşatır her bir yanını…

Bazen unuttuğunu sanırsın… Artık senin olmadığını fısıldar sanki bir ses… Ne zaman ki böyle onun hafiften gittiğini hissedersin, işte o zaman yine çarpar insanı… Tıpkı önceden çarptığı gibi; belki de daha şiddetlice… İşte bu yüzdendir her gün biraz daha yakınlaşmak… Her gün biraz daha ona ait olmak…

Bu nedenledir tek vücutta birleşmek…

***

Kimseyi koyamazsın yerine… Artık düşünmeyeceğim desen de olmaz, yapamazsın… O her yerdedir… Yanındadır her vakit… Elini hisseder, elin… İçinde akar tıpkı duru bir su gibi… Kıyıya çarpan dalgaların huzuru gibidir, onu düşlemek… Korkuyu barındırmaz içinde… Sorulara da çok gerek duymaz… Her ne kadar karmaşık gibi görünse de, aslında hiç de zor değildir onu anlamak… Nefes alıyorken onu çekebilmişsen içine, dünyanın en saf ve en güzel duygusu seninledir bundan böyle…

Anlamışsındır…

***

Gözünü de kör etmez öyle… Aksine kocaman açılır gözlerin… Her şey daha berraktır artık… Görmeye değecek tüm güzellikler ve yaşamaktan asla pişman olunmayacak, o doludizgin heyecanlar önünde durur insanın… Hani vardır ya tüm dünyanın insanın önüne serildiği an; işte o anın coşkusuna şahit olur, açılan o kocaman gözler…

Gördükçe daha çok dokunmak istersin… Onu tanımak ve mümkün mertebe onun gibi düşünüp hissedebilmek, en büyük amaçlarından biri olmuştur artık… Bunun bir diğer adı, o olmaktır…

Gerekirse bu amaca, hayatını adarsın…

***

Mutluluktan sarhoş falan olmazsın… Hatta bundan sonra, daha çok ayık kalabilmek için yaşarsın… Çünkü, görülecek ve beraber yapılacak daha çok şey vardır… Hayat, sakladığı o değerli hazinesini açmıştır bir kere… Bilincin her zamankinden daha açık olması şart oluvermiştir böylelikle… Kendini kaybetmek gibi bir lüksün yoktur… Sana birisi katılmıştır artık… Bu, daha çok sorumluluğu da beraberinde getirir… Tek değilsindir ne de olsa… Kendin için yapacağın telaşlarına, onun da telaşları katılır… Düşünmen gerekenler iki katına çıkmıştır…

Sevgi, bir anda her şeyi çoğaltmıştır…

***

Cesaret aşılanır, en durgun olanına bile… Büyülenmek, eğer hayatta hiç yapamayacağın şeyleri dahi yapabilecek dürtüye sahip olmaksa, işte tam anlamıyla büyülenirsin… Tatlı bir melodi olup çıkarsın tepeden tırnağa… Yürürken bu melodi seninledir hep… Her ne kadar sen zannetsen de kimse duymaz bu müziği, aslında herkes işitir tüm notaları…

Çünkü, gülüşünden bakışına kadar her yerine nakış gibi işlenmiştir, sevginin sol anahtarı…

***

İnatçı da yapar insanı…

Her ne kadar anlatamayacağının farkında da olsan…

Ve her ne kadar yazacaklarının veya resmetmeye çabalayacaklarının, sevginin yaşattığı sihirli duyguya yetersiz geleceğini de bilsen…

Gene de oturur;

Yazarsın…