ÇARE EĞİTİMSE NEDEN UZAKLAŞIYORUZ?

Bir bilim insanı: Vehbi Koç 2016 Sağlık Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Kamil Uğurbil konuşmasına ailesinden 3 kuşağı bir arada gösteren eski bir fotoğrafla başladı. “Ben bu fotoğrafta, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk neslindeki o yüzlerde, o zamanki aydınlığı ve gelecek mutluluğunu okuyorum” diyerek… ABD’de yaşayan, bilimi hayatının odağına yerleştirmiş başarılı bilim insanlarımızdan biri. Beynin sırlarını bulmayı araştıran yolda, çığır açan buluşlarda imzası olan bir isim. Konuşmasını Türkiye’ye 3 öneride bulunarak bitirdi:

  1. Eğitime öncelik verin
  2. Bilim insanlarına yatırımı artırın
  3. Bilimin gelişmesi için akademik özgürlük, ifade özgürlüğü yaşamsaldır

2016 Türkiyesi’nde, Cumhuriyet’in ilk dönemlerindeki insanların yüzlerindeki o aydınlığı, umudu; bilim ve eğitime olan inancı mumla arıyor olmamız ne kadar acı…

Bir işadamı: Enver Yücel, Bahçeşehir Eğitim Kurumları’nın kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı. Vehbi Koç Ödül Töreni’nin olduğu gün Enver Yücel ile birlikteydik. Yücel “Bizi geleceğe taşıyacak eğitim sisteminin formülünü arıyorsak bu formül kesinlikle STEM’dir (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik)” dedi. Yücel tüm yatırımını eğitim alanında yapan bir işadamı. Bahçeşehir Eğitim Kurumları öğrenci ve kampus sayısıyla Avrupa’nın en büyüğü. Sadece batı illerinde değil, Batman, Diyarbakır, Van, Şanlıurfa, Gaziantep’te okulları var.

Bu yüzden Yücel’in sözlerine kulak vermekte fayda var. Yücel’in sözlerini aktarmaya devam edelim: “Türkiye kesinlikle kalkınmanın lokomotifine eğitimi koymalı. Şimdi en yoksulun bile rahatlıkla ulaşabileceği kaliteli eğitim dönemine odaklanılmalı.. Bu artık bir zorunluluk. Bunu illa devlet yapacak diye bir şey yok. Devlet okul binasını versin, öğrenci başına eğitim maliyeti ne ise onun biraz daha altında bir rakamı bize ödesin, okulun müdürünü, öğretmenini biz seçelim; müfredatını biz uygulayalım. Devlet bizi sadece denetlesin, beğenmiyorsa değiştirsin…” Yücel ve ekibi ile yaptığımız sohbetin konusu ekonomi bağlamında eğitim. Yücel “Biz gelirinin önemli bir kısmını eğitime harcayan bir ülkeyiz ama çıktılara baktığımızda sonuçlar iç açıcı değil. O zaman eğitim ne işe yarar sorusunu sormalıyız. Ya da daha önemlisi ‘hangi eğitim işe yarar’ sorusunu. Bugün ihraç ettiğimiz ürünlerin kg başına değeri 1.5 dolar. Ancak bu değer 1500 dolara çıktığında, verdiğimiz eğitimin karşılığını alabiliyoruz derim” diyor ve Güney Kore örneğini veriyor:

“G. Kore’nin yüksek teknoloji ihracatı toplam ihracatının yüzde 25’i iken Türkiye’ninki sadece yüzde 1.8” diyerek. Eğitimin devletin asli görevlerinden biri olması gerektiğini savunan biriyim. Ancak Türkiye’de eğitim sisteminin geldiği bu noktada, Yücel’in bu önerisi eğer eğitimin kalitesini artıracak, en yoksulun bile kaliteli eğitime erişmesinin önünü açacak ise “üzerinde tartışılmalıdır” derim…

Bir akademisyen: Dr. Güven Sak

TEPAV Başkanı. “Arsa rantı, mühendislerin mühendislik yapmasını engelliyor. Türkiye’nin bir elektronik sanayi devi bu aralar neye kaynak ayırdı? İstanbul’a AVM yaptı. Sıfırdan yüksek teknolojili bir alanda para kazanan ilk olarak ne yapıyor? Bir inşaat projesi kapıyor. Siyasi katakullilerle emsalin değiştirilip arsa rantının kapılabildiği bir yerde, kimsede Ar-Ge sabrı olmaz. Birkaç yılda köşeyi dönmek varken, kim bekler sabırla tohumdan ağacın çıkmasını…”

Bir ülkenin kalkınması, eğitim ve bilimdeki başarılarına artık tamamen göbekten bağlı.

Özellikle Endüstri 4.0 döneminde… Bu, iki kere ikinin dört etmesi kadar gerçek.

O zaman bir kez daha soralım: Yarınları emanet edeceğimiz çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bile kutlayamadığımız bu devirde bilim ve eğitim Türkiye’nin öncelikleri arasına ne zaman girebilecek? Ne dersiniz?