POSTACILAR YANILMAZ!

Yeni Anayasa deyince, belediyenin yeni kapı numaraları düşer benim aklıma!

Hani şu binaların üstüne çakılan, filanca sokak, fişmekan numarada oturuyorum demeye yarayan numaralar.

Apartmanın adı ne olursa olsun, eğer kapı numarası yoksa elektrik, su, doğal gaz, telefon vb. bağlatmak sorun olur.

Zaten bağlamazlar da, illa ki bağlarlarsa faturalar karışır, adres şaşar. Ödersiniz, ödemediniz derler elektriği keserler.

Ödemezsiniz, sizin harcadığınız suyun parasını başkasından isterler, falan…

Özetle her canlının bir T.C. kimlik, her binanın bir kapı numarası vardır. Zaten dünyada da böyledir ve bazen numaralardan ibaretmişiz gibi gelse de yokluğu başımıza daha büyük dertler açacağından, vazgeçilmez bir gerekliliktir.

Ama bu gerekliliğin mantığı, tam da işe yararlık açısından her canlı ve her adrese tek bir numara vermekten geçer ki…

Devletimiz hiç olmazsa T.C. kimliklerinde böyle bir tekliği başardı sanırken; elli milyon yurttaşımızın bırakın numaralarını, tüm kimlik bilgilerini çaldırdığı anlaşıldı!

***

Yeni Anayasa çalışmalarını, küresel çapta parmak ısırtan bir kimlik hırsızlığıyla elbette karşılaştıracak değilim.

Hırsızların sanal ortamda her birimizden birkaç adet klonlayıp oy kullandıracağı; T.C. kimliğimizle evlenip boşanıp, alıp satıp, hatta çalıp borçlanıp bizim adımıza suç işleyeceği böyle bir felaketin yanında Anayasa’nın lafı mı olur?

Eskisi kalsa ne yazar, yenisi konsa ne…

Ama kapı numaraları var ya, kapı numaraları?

İşte onlar, Türkiye’nin gelmiş geçmiş ve gelecek Anayasa’larının birer numunesi olarak kapılara asılıdırlar.

Eski kapı numaraları mavidir. Yeni numaralar kırmızı. Eski numaradaki sayı ile yeni numaradaki sayı çoğu kez birbirini tutmaz!

Yurttaşlar mı kapı numaralarından vazgeçemez yoksa belediye mi üşenir bilinmez; ama yeni numara verilirken eski numara sökülmez, yanına konur. Böylece her binanın bir mavi, bir de kırmızı kapı numarası olur. Eğer apartman yaşlı ve yapılırken numara değişik idiyse, o da apartman adının yazıldığı kapı camının üstünde durur.

***

Örneğin çamlarla dolu bir bahçe talan edilerek üstüne kurulduğu için Çam Apartmanı ya da Manolya ağacı kesilerek yapıldığı için Manolya Apartmanı diye adlandırılan konutun camında 68, kapısındaki mavi tabelada 287, kırmızı tabelada 141 numara yazdığını görmek; mümkün ötesi bir sıradanlıktır!

Postacılar alışıktır, yanılmaz. Ama yabancılar, doğru adrese gelip gelmediklerini epeyce test etmek zorunda kalırlar.

Üstelik, yaratılan kafa karışıklığı kapı üstüyle sınırlı değildir. Bizzat başıma geldi: iki yıl önce başka bir eve taşındım, yeni olduğunu bildiğim kırmızı kapı numaramla elektrik idaresine gittiğimde konutu saptayamadılar!

Apartmanın adından yola çıkarak eski kapı numarası bulundu, yeni numara kayıtlara geçmediği için eski numara üzerinden elektrik bağlatabildim…

Demem o ki, siz aldırmayın Anayasa’nın eskisine, yenisine falan.

Bu devlet ve bu kafadan çıkacak Anayasa, kapı numaralarından ne eksik, ne de fazla geçerli olacaktır. Yenisini ister eskisinin üstüne çaksınlar, ister yanına koysunlar; numaralar birbirini tutmayacak, herkes bildiğini okuyacak ve uymayacaktır!

Türkiye’de Anayasa’nın vidaları, Turgut Özal « Bir kere delmekle bir şey olmaz! » dediğinde gevşemiş; R.T.Erdoğan «Mahkeme kararına saygı duymuyorum! » dediğinde düşmüştür.

Bu kafanın yapacağı Anayasa’yı da bir başkası delecek, bir başkası ezecek, geçecektir…

***

Anayasa, devletin kurucu sözleşmesi diye tanımlanır. Ama ancak koyduğu kurallar yöneticiler tarafından içselleştirilir; sunduğu haklar ve çizdiği sınırlar yönetilenler tarafından benimsenirse uygulanabilir.

Türkiye’yi zorla İslam devleti yapmaya çalışanlar, eğitimi ele geçirip halkın yüzde yirmisinin IŞİD’in temel fikirlerini paylaşmasını ve zaten örgütün de ülkede cirit atmasını sağladılar.

Ama bu halk, o yüzde yirmiden ibaret değil. İçini boşaltmış olsalar da « laiklik » ilkesini ortadan kaldıramayacaklar.

Çünkü laiklik, herşeyden önce kadın-erkek eşitliği ve özgür yurttaşlık demek. Ve Türkiye’nin ezici çoğunluğu kulluğa da, mallığa da hazır değil. Olmayacak da.

Aldatan muktedirleri, aldatılan aydınlarıyla isteyen istediği numarayı çaksın, zaten delik deşik bu kapıya.

Postacılar daima doğru adresi bulur!

1 Mayıs emek bayramı hepinize kutlu olsun, uğur getirsin.