TÜRKİYE’YE SAMSUN’DAN BAKMAK

Gündem yaratma uzmanı Tayyip Erdoğan 28 Nisan perşembe günü bir vesile ile çıktığı kürsüden tarih dersi verdi:

-1919’dan başlatan bir tarih anlayışını reddediyorum!

Sonra yeni bir “düşman” tanımı yaptı:

-600 yıllımızı soyutlayıp eski Türk tarihinden Cumhuriyet’e atlıyorsa biliniz ki, o kişi milletimizin ve devletimizin hasmıdır!

Oh, ne güzel… Düşman sıkıntısı içinde olanlar için yeni bir alan daha yaratıldı!

“Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’ta Samsun’a çıkarak, Milli Mücadeleyi başlattı” dediğiniz anda milletin ve devletin doğrudan hasmı haline geleceksiniz!

Erdoğan’ın tarih alanında yeni düşmanlık tohumu attığı gün, bendeniz de Samsun’a inmiş bulunuyordum. Gemiyle gelebilseydim, çıkmış olacaktım. Uçakla gelince haliyle inmiş oldum.

Samsun’un bir çok özelliği var. Güzel şehir bir kere… Ernest Hemingway’in sözünü hatırladım yeniden:

-Deniz kenarında olmayan her kent taşradır!

2008’de Varna Belediye Başkan Yardımcısından duymuştum ilk kez. Sofya ile Varna kıyaslaması yaparken kullanmışı bu tespiti.

Bu ölçülerle bakınca Samsun katiyen “taşra” olmayan bir şehirdir. Samsun’da derin bir nefes aldığınızda ciğerlerinize “bağımsızlık” havası dolar. Bu özel-temiz havanın kökleriyse 19 Mayıs 1919’a kadar gider, Erdoğan’a inat!

Benim Samsun misafirliğimin sebebi Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ile Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Samsun Şubelerinin ortaklaşa düzenledikleri “Geçmişten Günümüze Siyaset ve Gazetecilik İlişkileri” konulu konferanstı.

Toplantıya her yaştan aydınlık yüzlü Samsunlular katıldılar.  Önce EMO Şube Başkanı Mehmet Özdağ konuştu.

Sonra ÇYDD Şube Başkanı Yaşar Sezen. Çağdaş yaşamı savunan dernek vefayı da ihmal etmemişti:

-10 yıl önce yitirdiğimiz Yılmaz Arslan Ağabeyimizi anarak başlıyorum. 1970’li yılların delikanlısı aydınlık Türkiye
umudunu yitirmeden mücadele eden Samsunlu bir devrimci…

Yaşar Sezen konuşurken perdede Yılmaz Arslan’ın fotoğrafları geçiyordu birer birer… Eşi, oğlu, yeğenleri de salonun en önünde nemli gözlerle bu vefa dolu günü izliyorlardı. Samsun’un aydınlık yüzü parıldamaya devam ediyordu.

Sözler bitince değerli müzisyen Ercan Aydın, sazını alarak çıktı sahneye ve gür sesiyle 1970’lerden başladı:

“Hey göklere duman durmuş dağlar hey

Değirmenin üstü her gün yel olmaz

Dinle ağa dinle paşa dinle hey,

Sen söylersin o susar mı belli olmaz!”

Ercan Aydın bütün salonla birlikte söylediği “1Mayıs Marşı” ile programını bitirdi.

Gazetecilik ile siyaset ilişkileri üzerine yaptığımız konuşma, soru cevaplardan sonra ÇYDD Samsun Şube Başkan Yardımcısı öğretmen Meral Kargı kürsüye gelerek derneğin hazırladığı Samsun’un özel arması olan  şaha kalkmış at üzerindeki Atatürk Heykeli bulunan plaketi takdim etti. Ve şöyle dedi:

-Biz inadına 19 Mayıs 1919’dan başlayan tarihin takipçileri olacağız. Çünkü o tarih ulusumuzun bağımsızlık yolunda atılmış bir ilk adımdır! Bunu anmayanlara inatla anlatacağız! Bağımsızlık olmadan hiçbir şey olamaz!

Özetle Türkiye’ye Samsun’dan bakmak insanın içini umutla dolduruyor:

-Bağımsızlığın temeli bu şehirde atıldı!