YAZAR EVİ’NDE İLK YAZI

Yıllardır Anadolu’nun küçüklü büyüklü şehirlerini kasabalarını dolaşırım. Pek çok yerel siyasetçiyle tanışıp dost olduk. Bazı küçük yerleşimlerin belediye başkanları yönettikleri beldenin basında yer alması için akıl fikir de sorarlar. Ben de hepsine aynı öneride bulunurum:

-Eski bir ahşap evi restore edip yazar evi yapın. Bir yazarı davet edip kitabını sizin yerleşimde yazmasını isteyin.

Dünyada bu türden çok yazar evi var.

Hepsi ilgiyle dinlemişti.

Hiç biri yapmadı!

Ben de artık kimseye böyle şeyler önermiyorum.

İzmir Konak Belediyesi Kültür Müdürü Salim Çetin geçen hafta beni davet etti. Tarık Dursun K adıyla bir yazar evi açacaklarını söyledi. Akın Birdal ile birlikte dün bu güzel açılışa katıldık.

Bu tesisin nasıl oluştuğunu Konak’ın başarılı Belediye Başkanı Sema Pekdaş açış konuşmasında şöyle anlattı:

-Bu eski ev bize geçtiğinde Tarık Dursun K’nın kızı Esin Üçer’e böyle bir anı evi yapmak istediğimizi söyledik. Kabul ettiler. Ve çalışmalara başladık.

Daha sonra (günümüzün en iyi hikâyecilerinden olan İzmirli genç yazar) Ahmet Büke Konak Belediyesi’nin kültür dairesinde çalışmaya başlıyor. Başkan Sema Bekdaş konuşmasına bir hak teslimiyle devam etti:

-Ahmet Büke burasının aynı zamanda bir yazar evi olmasını önerdi. Üst katı bir yazarın yaşam alanı olarak düzenledik. Burası İzmir’in ilk yazar evidir! Devamını da getireceğiz!

Başkanlar seçimli koltuklarda olmaları bakımından bütün güzel işleri kendilerine yontarlar ya, Sema Hanım bunun tam tersini yapıyor. En küçük ayrıntıları bile hak sahiplerine teslim ediyor. Böylece biraz daha büyüyor!

Gelelim açılışa… Haliyle çok duygusaldı.

Faruk Şüyun, Tarık Ağabey ile İstanbul anılarını anlattı. İzmirli yazar Erdoğan Yavaşlı ise Tarık Dursun K ile İzmir anılarını paylaştı:

-Tarık Dursun K ile aramızda baba-oğul ilişkisi vardı. Birlikte gezer, birlikte içer, birlikte sohbet ederdik. Herkes hakkında konuşurduk. Hakkında konuşmadığımız kimse yoktu. Bakıyorum hepiniz buradasınız!

Tarık Ağabey, hep şunu öğütlermiş:

-Anlatmayı bırak yazmaya bak!..

Tarık Dursun K her ikisini de gayet iyi yapardı. Buna tanığım. Milliyet gazetesinin Cağaloğlu’ndaki binasına gelir, Yazı İşleri Müdürü Zeki Sözer’in odasına giren, güzel bir hikaye anlatırdı. İçinde aşk olan, siyasi yanı bulunan, tarihi dokusu içinde gelişip ünlü isimlere değen bu hikaye beğeni alırdı elbette… Ama o yine de sorardı:

-Nasıl bu?

Zeki Sözer beğenir “yazsana bunu güzel dizi yazı olur” dediğinde Tarık Ağabey çantasından dosyasını çıkarır uzatırdı:

-Al sana 12 bölüm dizi yazı. Fotoğrafları ve yazılı belgeleri de var.

Tarık Dursun işlevsel olarak anlatırdı!

Şimdi geliyorum açılışın benim açımdan “tarihi” olan kısmına… Burası bir yazar evi. Yazarlar gelecekler yeni kitaplarını burada yazacaklar. Sinemacılar senaryolarını burada kağıda dökecekler. Bunların hepsi olacak. İlk edebi eseri bu evde yazmak hangi şanslı yazara kısmet olacak? Şimdiden bilemiyoruz. Ama bu Tarık Dursun K Evinde ilk gazete yazısı yazıldı!

Bu da onur da BirGün gazetesine ait oldu.

-Teşekkürler İzmir, Konak, Sema Pekdaş, Ahmet Büke!