BHARARA’YA İTİRAFLAR

-Sana bir milyon liralık saat verilmiş rüşvet olarak.

-Bir tane de eşime yollandı. Kayıtlara geçmemiş; lütfen ekleyin ama bunlar sizin söylediğiniz gibi rüşvet sayılmaz.Verenden, her bin dolar pakete imzalı bir “helal ettim” notu eklemesini istemiştim. Paralar geldiğinde bu imzayı onun şirket sirkülerindeki imzalarıyla   karşılaştırıp emin olmadan  tek dolarına bile el sürmedim.
 
ABD mahkemelerinde sanığın itirafları , verilecek cezalarda bazen önemli indirimlerin yapılmasına yol açamaktadır. Cenevre’ye gittiğinde tutuklanıp ABD ye iletilen eski bir bakan bu olasılıktan yararlanmak için itirafa başlamıştır: 
 
-Kim getirdi?

-Kurye. Öğle vakti.

-Kimse görmedi mi ?

-Komşunun oğlu görmüş, bizin oğlana sormuş, “Yine ne geldi size?” demiş. Oğlan da
“Pizzacı. Annem ısmarladı” diye yanıtlamış.

-Çocuk inanmış  mı?

-Hayır, “Pizzacı hiç Mersedes’le gelir mi ?” demiş. Bizimki, “Promosyon var da ondan öyle geldi.”deyip idare etmiş. Akşam saatı koluma takınca oğlan kıskandı,”Baba, bundan bana da al !” diye tutturdu.

-Ne yaptın?

-Yakında karakartallısı çıkacak; sana ondan alacam !”dedim; inandı, sustu.

-Kayıtlar eşine bir değil dört satin getirildiğini yansıtıyor.

-İlk üçünün rengini beğenmemişti .

-Onları geri mi yolladınız?

-Valla zaman bulamadık.

  • Eşinizin beğendiği saatla çekilmiş hiç resmi yok neden?

-O saati İsviçre’de sigortalamıştık da ondan. Sonra kayboldu; Sigorta ödedi değerini.

-Gerçekten mi?

-Hayır, aslında saklayıp “kayboldu”demiştik .

-Bir de elli bin Avroluk piyano istemişsin.

-Tek piyano değil, iki kontrbas, beş keman bir de saksafon istemiştim. Doğduğum köye senfonik orkestra kuracaktım. Çingene herif sadece piyanoyu yolladı. O günden beri onun  yüzüne bakmıyorum.

-Kırk milyon evro, on milyon dolar ve on milyon yen aldığınızı kabul etmişsiniz ama sayıldığında eksik çıkıyor.

-Çıkar tabii,  beş lirasını, getirene bahşiş verdiydim.

-Son olarak söyleyeceğin bir şey var mı?

-Servetim asla şımarmama neden olmamıştır. Bu da hafifletici bir sebep sayılmaz mı?

-Pek sayılmaz.

-Şu ana kadar sizden hiç bir gerçeği saklamadım..

-Halkının hürriyetini çalan bir örgüte üye olman konusunda henüz bir itiraf işitmedik.

-Onlar bu hakkı bize isteyerek verdiler!

-Saatleri, dolarları veren rüşvetçiler gibi mi?

-Evet yani..

-Rüşvetçiler hiç olmazsa verdiklerinin karşılığını aldılar ama halk, elindekinden de oldu.

Ancak açıklamaların sana bir ölçüde yararlı oldu: Mahkumiyetin boyunca saat kullanmana izin verilmeyecekti. İtirafların yüzünden bunu değiştiriyoruz: Son yirmi yılında saat kullanabileceksin ama  bu sadece bir kum saatı olacak.