KIYAMET KOPMAK ÜZERE

İstiyorlar ki herkes korksun,


İstiyorlar ki herkes yılsın,


İstiyorlar ki hiçbir el kalem tutmasın,


İstiyorlar ki tüm cümleler anlamsızlaşsın,


İstiyorlar ki ülke her gün kanasın,

Tek dertleri var;


İnsana dair, güzelliğe dair, yaşamaya dair hiçbir şey kalmasın…

***

Yakmak ve yıkmak tek bildikleri,


Tek amaçları var; özgürlüğümüze vurmak kelepçeyi…


Asla sevmediler ve sevmeyecekler; ne doğruyu ne de adaleti… 


İnsanca yaşamak en büyük nefretleri…

Kötülük bu;


Tükenene kadar akıtacak zehrini…

***

Hayat karşısında hiç çekinmeden ölümü yüceltiyorlar,


Evleri utanmadan kederlerle dolduruyorlar,


İçimizdeki sıcaklığı, büyük bir gözü dönmüşlükle soğutmaya uğraşıyorlar,


Kendi yürekleri gibi koskoca bir ülkeyi de çöplüğe döndürüyorlar,


En büyük güveni sayıca fazlalıktan alıyorlar…


Sapkınlıklarını gizleme veya saklama çabasına dahi girmiyorlar…

Öyle ki;


Yatak odalarımıza çılgınca bir dalış yapıp, üçüncü kişi olabiliyorlar… 


***

Her an ortalığı bulandırma gayretleri boşa değil,


Öyle bir toplum hayal ediyorlar ki; 


Baştan aşağıya sefil…


Her yanıyla zevksiz ve renksiz… 


Tüm varlığıyla çaresiz…

Açtıkları savaş akla ve aydınlığa karşı, 


Bu yüzdendir, cehalet onların en güvenilir yoldaşı…

***

Artık tüm kartlar ortada açık duruyor…


En üstte yer alan gericilik hepimize göz kırpıyor…


Eşitsizlik, ahlaksızlık, düzenbazlık ve ilkellik ardı ardınca sıralanırken,


Tehlike, tüm vurdumduymazlığıyla gökyüzünü kaplamaya devam ediyor…

Simsiyah bulutlar üstümüzde…


Kıyamet kopmak üzere…