DİPLOMA GEREKLİ OLMAMALI

Anayasanın Cumhurbaşkanının yüksek öğrenim yapmış kimseler arasından seçilmesi gerektiğini belirten maddesi hemen değiştirilmelidir.

Bu maddenin değiştirilmesi, cumhurbaşkanı olmak isteyebilecek bir çok diplomasız ve hatta cahil vatandaşımızın aday olmalarını engelleyen elitist, antidemokratik bir tutuma son verilmesine neden olacak , böylece büyük bir haksızlık giderilmiş, hem de istikrar ve huzura kavuşmamızın önündeki en son engel aşılmış olacaktır.

Üniversite bitirmemiş hatta üniversiteye yaklaşamamış insanların da çok yetenekli olabileceklerini, hatta bazen aşırı okumuşlara tercih edilebileceklerini Sebahattin Zaim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Arı ne güzel anlatmıştı: Bu bilim adamı, bir konuşmasında, “ Erdoğan giderse tam bir felaketle karşı karşıya kalırız" demiş ve aynı konuşmasında “Türkiye’nin en tehlikeli kesiminin okumuş kesim olduğunu belirtmişti. "Ben daha çok cahil ve okumamış tahsilsiz kesimin ferasetine güveniyorum bu ülkede. Yani ülkeyi ayakta tutacak olanlar, okumamış, hatta ilkokul bile okumamış, üniversite okumamış cahil halktır” demişti.

Doğrudur, bilgililer tehlikelidir; çünkü bilgi her an kötüye kullanılabilir.

Tarih de Bülent hocaya hak vermektedir: Mesela, 518 de tahta çıkmış olan Bizans İmparatoru I. Justin, sonra 8.yy.da Kutsal Roma İmparatorluğunun ve Frankların kralı olmuş Şarlmayn okur yazar değillerdi.

Osmanlı ordusuna er olarak yazılıp müşir yani en üst rütbeye ulaşmış olan Hasan Paşa’nın( 1831- 1905), okuma bilmediği için imzasını atarken, Arap rakamları ile 7 ve 8’i yazıp, aralarını birleştirdiği ve bu nedenle “7-8 Hasan Paşa” olarak tanındığı bilinir.

Geçenlerde yitirdiğimiz dünyanın en ünlü boksörü Muhammed Ali hangi üniversiteyi bitirmişti? Rahmetli, “Ben dünyanın kralıyım, gelmiş geçmiş en güzel şey de benim !” diyerek üniversiteye gitmemesine rağmen vardığı noktayı iyi tanımlamıştı. Muhammed Ali’nin varisçilerine aktarmış olduğu o derin sezgi ve kavrayış yeteneği, bu gün çeşitli vesilelerle kendini göstermektedir.

Düşünün Anayasa elverse de okuması ve yazması kıt bir cumhurbaşkanı seçebilsek, o kişi hata yaptığında mesela bir Rus uçağı düşürüldüğünde kendini “Abi ben cahilim, ne bilecektim ? Bizi okutmadılar ki..” diyerek ne rahat savunabilecek ve dertli durumlardan ne kolay sıyrılabilecektir.. Sadece Rus uçağı düşünce mi ? Hayır, mesela “Siyasete neden atıldınız ?” diye sorduklarında, “Cahillik işte. Keşke atılmasaydım da top oynamayı sürdürseydim” de diyebilecektir.

Dokunulmazlık oylamasına bakarak diploma gereğini giderecek böyle hayırlı bir önerinin Meclis’te muhalefetin desteğiyle kolayca benimseneceğine inanmaktayız.