SONUMUZ ÇİLEKEŞ ELİNDEN

Dünyanın en zavallı sayılabilecek kişisi, boğazından lokma geçmeyen değil, oturduğu yerde kıvranan, elinden hiçbir şey gelmeyendir. Daima ah vah çekip, çaresizliğini kabullenmiş bireyin düştüğü vaziyetin burukluğu, taşınabilecek en büyük ve en talihsiz yüktür. Kişi, bu yükü öylesine kanıksamaya başlar ki, hayat boyu sürecek olan melankoliye ve depresyona tutulur… Bilinçli yapılan bu seçim, insanı çileci zihniyete mahkûm ederek, mazlum olmanın tatlı gibi görünen aldatıcı güvenliğine hapseder…

Ölüme sürüklenirken, kişinin ağzından düşürmediği tek nakarat vardır:
“Elden ne gelir ki?…”

***

Bu çaresizlik duygusu birçok tehlikeli hissi beraberinde getirir: Güçlüye duyulan sonsuz sevgi, zayıfa karşı beslenen nefret, iyi olana yönelik sergilenen düşmanca tavırlar bunlardan bazılarıdır. Meseleyi, birey bazından çıkarıp, toplum bazında düşünmeye koyulduğumuz zaman, bu sonuçların haklılığını daha iyi anlıyoruz. Özellikle de faşist yönetimlerin ve yöneticilerin korkusuzca, büyük bir özgüven gösterdikleri ülkelerde, kişilerin hayat karşısındaki küçüklükleri, gözümüze çarpan ilk şey oluyor.

Kendine ömrü boyunca az bile olsa değer vermemiş, kendini doğduğu andan beri aşağı görmüş insanlar, birleşerek bir kitle haline döndükleri an, evrenin görüp görebileceği en acıklı ve bir o kadar da korkunç sahnelerinden birisi yaşanıyor. Ruhsal açıdan evrimini tamamlayamamış olmak, en dehşet verici kıtlıklarla yaşamayı zorunlu hale getiriyor. Her anlamda hayata aç hale gelen bu insan sürüsü, hayvansal içgüdülerle her an her şeyi yapabilecek ürkütücü bir kıvama geliyor.

***

Şu anda tüm dünya, tiyatronun son sahnesini oynamaya epeyce gönül vermiş olan, bizi, Türk halkını büyük bir ilgi, merak ve hayretler eşliğinde izliyor. Bana soracak olursanız da, çoğu zaman kahkahalara boğuluyor.

Uyuşturucu bağımlılığına benzer olarak, güce, ölesiye itaat eden toplumumuz hepten benliğini ve kişiliğini kaybediyor… Farklı ve doğru olanı dışlayarak, anlamsız bir kıskançlık ve kibirle yaşıyor…

Edilgenlikten de öte olan hareketsizliğimizle her gün biraz daha rezil oluyoruz…

Sustukça, ses çıkarmadıkça biraz daha mahvoluyoruz…

***

Mide bulandıran çilekeş tutum ve davranışlarımızla, hayatın kendisini karşımıza almayı nihayet becerdik.

O bile bizden artık nefret ediyor…

Bize verdiği mesaj önümüzde apaçık duruyor…

Diyor ki:

“Az kaldı;

Sonunuz çilekeşlerin elinden olacak!”