ESKİ DÜŞMAN YENİ DOST, RUSYA!

İran merkezli Fars Haber Ajansı’nın yayınlayıp Rus basınından sonra odatv.com’da yer alan bir haber, çok ilgimi çekti.

Haberde, Rusya Savunma Bakanlığı’nın Türkiye’de askeri bir darbe hazırlığını öğrendiği ve Türk istihbarat birimlerini saatler öncesinden uyardığı iddia ediliyor.

Meğer Suriye’deki Hmeymim üssünde konuşlanan Rus Hava Kuvvetleri’nin TSK’nın iç haberleşme sinyallerini yakalayıp şifrelerini çözecek sistemleri varmış…

Eğer bu iddia doğruysa, Enişte’yi bilmem ama, MİT darbe girişimini birkaç saat öncesinden BİLE haber alamamış!

Haberi, Ruslar vermişler. Hem de damardan…

Çünkü böyle bir istihbarat, TSK içindeki konuşmaların dışardan daha iyi duyulduğunu kanıtlıyor!

Darbe girişiminin bastırılmasında kuşkusuz etkin olan bu birkaç saatlik öncelikte gerçekten Rus faktörü varsa; AKP hükümetinin yakın zamana kadar papaz olduğu Kuzey komşumuzun neden MİT’i uyardığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidarını korumaya çalıştığı sorusu akla gelebilir.

Tamam uçağı düşürüldü diye resmen özür dilendi, barış yapıldı, falan. Fakat Putin de kolay unutmaz, kinci mi kincidir ve böyle bir dayanışma şaşırtıcı sayılır.

***

Oysa bu dayanışma, soL Haber Portalı’nda yer alan bambaşka bir haberle desteklendi: Sputnik haber ajansına konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Türkiye’deki darbe girişiminin Polonya’nın başkenti Varşova’da yapılan NATO zirvesinden sadece bir hafta sonra gerçekleştiğine dikkat çekerek, “NATO, birlik üyesini muhtemel tehdit konusunda uyarmadı. En büyük askeri yapı olan ve güvenlik konusundaki çalışmalar için her türlü imkâna sahip olan NATO, Türkiye’nin ve bölgenin güvenliğiyle ilgili tehdit hakkında tek bir bilgi dahi vermedi », demiş…

“Meşru hükümeti devirme senaryosu olumsuz yönde gelişseydi, bu hem Türkiye’de bir trajediye yol açardı, hem de bölgede daha derin bir istikrarsızlığa sebep olurdu”, diye konuşmuş.

Demek ki Rusya, Türkiye’nin bir iç çatışmaya düşmesini, bölgeyi saran yangına çekilmesini istemiyor!

Uçağını düşürmeyecek, Ukrayna nasırına basmayacak bir Türkiye ile iyi geçinmeye hazır olduğunu darbe girişiminden üç gün önce de gösterdi: PKK’ya silah satan Yezidi Kürt asıllı Rus mafya babası, « Genç Şakro » lakabıyla anılan Zahari Kalaşov’u cinayet suçundan tutukladı.

***

Zahari Kalaşov, sekiz yıl hücre hapsinde tutulduğu ve bir yıl daha hapiste kalması gereken İspanya’da, 30 Ekim 2014 günü İspanyol basını ve Yargıtay’ını bile şaşırtan ani bir kararla apar topar serbest bırakılıp, Rusya’ya gönderildi.

Ve 2013 Ocak ayında Moskova’da bir « sniper » tarafından uzak mesafeden vurularak öldürülen yine Yezidi Kürt asıllı, yine PKK’ya uyuşturucu karşılığı silah satan Rus mafya « kralı » Ded Hasan’ın yerine geçti.

Darbe girişiminin olduğu 15 temmuz cuma günü, odatv.com’da yayımlanan Sinan Acıoğlu’nun konu hakkındaki mükemmel haberi « Rusya’daki mafya tutuklamasının Mine Kırıkkanat’la ne ilgisi var» başlığını taşıyordu*.  

Çünkü casusluk romanı olan son kitabım Hiç Kimse’de (Kırmızı Kedi, 2016) Paris’te Sakine Cansız’ın asıl hedef olduğu PKK militanı üç kadın ile onlardan yalnızca bir hafta sonra öldürülen mafya kralı Ded Hasan’ın aynı suikast timi tarafından infaz edildiğini kurguladım, ben.

Çünkü Zahari Kalaşov’un da İspanya tarafından Ded Hasan’ın yerine geçsin diye serbest bırakıldığını iddia ediyorum.

Çünkü Rusya, cemaat ağıyla Türkiye’ye kurulan tuzağa elbette kendi çıkarları açısından razı değil ve « meçhul » bir infaz timinin PKK’ya silah sattığı için ortadan kaldırdığı Ded Hasan’ın yerini alan Zahari Kalaşov’u, Türkiye’ye bir jest olarak tutukladı… diye düşünüyorum.

***

Çünkü gerçeğe çok yaklaştığımı, Paris ve Moskova infazlarının faili meçhul kalacağını biliyorum ve zaman ilerledikçe, Hiç Kimse’nin kurgusu adım adım doğrulanıyor!

Üstelik Rusya, Gülen cemaatleşmesinin İslam dünyasına yönelik Amerikan projesi bir « akılcı tasarım » olduğunu Türkiye’den çook önce anladı.

Gelmiş geçmiş T.C. hükümetleri ve sonunda AKP, tüm dünyada FETO’cu okulların kurdelelerini keser, iş adamlarının önünü açar, Gülen efendiye saygılar sunar ve parsayı bölüşürken… Putin rejimi 2003’te Rusya’daki 16 okulu radikal İslam propagandası yapıldığı gerekçesiyle kapatmıştı.

2006 yılında ise 52 cemaat öğretmenini « yabancı casusluk örgütleri hesabına Rus toprağında etnik kalkışma hazırlamak » ithamıyla sınır dışı edip…Türkiye’ye gönderdi! (Kaynak: Cumhuriyet gazetesi, 10.02.2006)

Başka bir deyişle Putin, Fethullah Gülen’in Rusya, Orta Asya Türki cumhuriyetleri ve Türkiye’deki Müslüman nüfusa nüfuz gayesiyle atanmış « Amerikalı İslam Kardinali » olduğunu herkesten önce çözdü.
Ve Türkiye’de nihayet gözü açılan sığırcık yavrularına bu yüzden destek veriyor!

*OdaTV.com