SİEMENS’İN TÜRKİYE TARİHİ

“7 padişah, 2 dünya savaşı, 12 cumhurbaşkanı, 27 başbakan, 3 darbe….160 yıldır Türkiye’de ve tüm bunları görüp yaşadı Siemens. Ne ülkeden çıkmayı düşündü, ne yatırımını durdurdu. Bundan sonra da böyle olacak..”

Bu sözlerin sahibi Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Geliş.

Aslında buluşma nedenimiz şirketin Türkiye’deki 160. yılı, bugüne kadar neler yaptıkları, gelecek hedefleri… Ancak her an ve her yerde olduğu gibi önce ana konu 15 Temmuz…

“Sabahın altısına kadar uyumadan oturdum ben de” diyor Geliş ve ekliyor, “İlk 48 saat çalışanlarımızla haberleştik; emniyet ve sağlık haberlerini aldık. 7 kişilik bir kriz ekibimiz var. Benim yönetimimde yürüttük işleri. Hemen akabinde yurtdışına risk raporu hazırlayarak durum değerlendirmesi yaptık. Kriz dönemlerinde biz üst yöneticiler hep zorlanırız. Önce durumu anlamaya çalışıp sonra yurtdışına anlatmak hele bu içinde olduğumuz durumda hiç kolay değil. 1 haftadır Türkiye’yi anlatıyoruz”.

Siemens’in 160. yılı

İlk, Kırım Harbi’nden hemen sonra küçük bir ofis açarak girmiş Türkiye’ye Siemens. Ve ülkedeki ilklerin de yaratıcısı olmuş: İlk telgraf (1856), ilk enerji santralı (Dolmabahçe’deki Gazhane), ilk elektrikli tramvay (1914), ilk hidroelektrik santral (1929, Malatya) ve diğerleri…

Bugün ise biri Gebze diğeri Kartal’da olmak üzere 2 fabrikada üretim yapıyor, ayrıca enerji, otomasyon, ulaşım, bina teknolojileri, sağlık alanlarında faaliyet gösteriyor. 4 bin çalışanı, ortalama 2 milyar Avro cirosu ile…

Atatürk’ün imzası

Zaten bu topraklarda geçirilen 160 yılın öyküsü Osmanlı arşivlerinde yapılan çalışmalar sonucu kitaplaştırıldı ve eylül ayında okurlarla buluşacak. Geliş, arşiv taramaları sırasında karşılarına çıkan önemli bir belgeyi de paylaşıyor. Vakıf Gureba Hastanesi’ne 1924 yılında Siemens tarafından XRay cihazı tedarikinin Meclis kararı ile çıktığını ve bu kararda Atatürk’ün de imzasının olduğunu söylüyor.

Peki, ya gelecek, yeni yatırımlar?

Kısaca özetleyecek olursak, Geliş, daha önce açıklanan yeni tramvay fabrikası yatırımının planlandığı şekilde süreceğini ve 30 milyon Avro’ya mal olacağını söylüyor ve ekliyor: “Avenio” serisi tramvay üretiminin yapılacağı fabrikada ilk araçların üretiminin 2018 yılında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Yine Siemens’in Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ndeki kampusuna kurulacak bir diğer fabrika ise “Alçak Gerilim Fabrikası” olacak. Yanında bir de “Müşteri Hizmetleri Merkezi” ile. Bu fabrikanın yatırım değeri yaklaşık 40 milyon TL olacak. Siemens Türkiye olarak 2023 yılında karbon sıfır şirket olmayı hedefliyoruz.

Geliş, Siemens olarak en fazla önem verdikleri konunun dijitalleşme ve dolayısıyla Endüstri 4.0 olduğunu, bu konuda Türkiye’de öncülüğü yaptıklarını, dönemin Sanayi Bakan Fikri Işık’la bu konuyu bizzat konuştuklarını, önemini anlattıklarını vurguluyor.

Dijitalleşme deyince söz doğal olarak Ar-Ge ve inovasyona geliyor. Türkiye’de daha çok geliştirme yapıldığını ancak önemli olanın “Ar”, yani araştırma olduğunu vurgulayan Geliş bu doğrultuda yeni bir projeyi yaşama geçirmeye hazırlandıklarını ve çalışanların Siemens’in faaliyet alanları ile ilgili konularda şirket kurmalarını destekleyeceklerini hatta maaşlarının Siemens tarafından ödenmeye devam edeceğini anlatıyor.

Kolay değil 160 yıl. Siemens çok yakından takip ettiğim bir şirket olduğu için, Türkiye’nin insanına, mühendislerine verdiği önemi iyi biliyorum. Ayrıca reklam yapmadan toplumsal yaşama değdiği bir sürü noktanın da olduğunu. Örneğin mülteci çocukların eğitimi için yaz okulları açması, örneğin 18 yıldır süren ve geleneksel hale gelen genç opera sanatçılarını desteklediği Opera yarışması, örneğin start-up’çılara verdikleri teşvikler…

Ne diyelim? Daha nice yıllara Siemens…