NASIL ANLATACAKSINIZ?

Adı Nurettin Yıldız… Sosyal Doku adlı bir vakfın başkanı, Milli Gazete yazarı, il ilçe dolaşıp konferanslar veriyor, televizyonlara çıkıp düşüncelerini açıklıyor. Düşünceleri bizlerin mantığının alabileceği türden “şeyler” değil. Örneğin, şöyle diyor: “7 yaşında bir kız çocuğu, 25 yaşında erkek çocuğu ile veya 7 yaşında bir erkek çocuğu, 25 yaşında bir kız ile nikâhlanabilir. Nikâhlanmalarında sakınca yoktur. Evlilik için bir yaş söz konusu değildir. 10 yaşında, 7 yaşında, 6 yaşında nikâha engel bir durum yoktur.”

Akılda bu sözler kalıyor. Yoğun tepki gelince sözlerine “açıklık” getiriyor! “İslam hukukunda, evlilik akdi ile fiili evlilik ayrı hususiyetlerdir. Fiili evlilik için buluğ ve rüşt şarttır” diyor.

Bu arada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Nurettin Yıldız hakkındaki “halkı kanunlara uymamaya tahrik” ve “suç işlemeye alenen tahrik etme” suçlarından şikâyet üzerine açılan soruşturmayı tamamlıyor ve takipsizlik kararı veriyor.

Kararın gerekçesinde, “beyanların, anayasanın ‘düşünce ve kanaat özgürlüğü’, ‘düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü’ dikkate alınarak, düşünce açıklamanın, bilgi vermenin ve eleştiri sınırlarının içerisinde kaldığı belirtilerek, ‘Beyanların açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunduğu ve nesnel bir açıklama ile desteklendiği, bu haliyle atılı suçların unsurları bakımından oluşmadığı anlaşıldığından’ Yıldız hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir” deniliyor.

***

Gazetemizin dünkü sayısında ayrıntılarıyla haberleştirildiği gibi Anayasa Mahkemesi, 15 yaşından küçük çocuklara cinsel istismarın cezalandırılmasını öngören yasayı “orantısızlık” gerekçesiyle iptal etti. Mahkeme konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinin (1) numaralı fıkrasında cezanın alt sınırı belirlenirken, somut olayın özelliklerine göre ihtiyaç duyulabilecek kademelendirmeye imkân tanınmamış olunması, ‘orantılılık ilkesi’ne aykırı bulunmuş ve kural teknik hukuki nedenlere dayanılarak iptal edilmiştir.”

Açıklamada ayrıca 15 yaşından küçüklere cinsel istismarı cezalandıracak yasa maddelerinin yürürlükte olduğu belirtiliyor.

Anladığımız kadarıyla Anayasa Mahkemesi “somut olayın özelliklerinin” dikkate alınarak orantısızlık ilkesinin uygulanmasını öngörüyor.

Olayın somut özelliklerinin ne olabileceğini düşünmeden edemiyoruz. Sözgelimi, 14 yaşında bir kızın giydiği tayt ya da dar bir blucin ya da mini etek veya bir bikini cinsel istismarda verilecek cezada hafifletici bir özellik olabilir mi?

Yoksa bir kumsalda arkadaşlarıyla plaj voleybolu oynayan 15 yaşında bir kızın beden hareketleri mi bir sapığı baştan çıkarıyor?

Toplumumuzun yüzkarası olan çocuk evliliklerinden hiç söz etmiyorum.

***

İletişim çağında yaşıyoruz. Bir haber herhangi bir dünya kentine Edirne ile Kars ile aynı anda ulaşıyor. Kafalarımızı karıştıran, öfkemizi kabartan bir olay bakıyoruz Viyana Havalimanı’ndaki Neue Kronen gazetesinin ışıklı panosuna “Türkiye’de 15 yaşından küçüklerle seks serbest” özetiyle yansıyor. Bir gün sonra İsveç Dışişleri Bakanı aynı mealde bir açıklama yapıyor.

İzzeti nefsimize dokunuyor, hop oturup hop kalkıyoruz! Bunların tümü ırkçı, tümü İslamofobik falan… Protestolar birbirini izliyor…

Beklediğimiz “bunların” bizi anlamaları; fakat anlamaları için anlatmamız gerekmiyor mu? İyi de nasıl anlatacağız?

Bu ülkenin insanlarının anlamakta zorlandığı olayları elin oğulları, kızları nasıl anlayacak?

İsveç maslahatgüzarı Dışişleri Bakanlığı’na çağrılıyor, anlatılıyor… Keşke bizler de kulak misafiri olabilsek anlatılanlara…

Belki o İsveçli gibi biz de anlayabiliriz bir türlü anlayamadıklarımızı…