KONULARA TEK AÇIDAN BAKMAK…

Her alanda olduğu gibi politikada da konulara tek değil birçok açıdan bakabilen kimseler maalesef azdır. Dünyaya değişik pencerelerden bakabilmenin ferasetini (= ahmaklığın tersi) anımsamanın yararlı olacağı günlerdeyiz.

Bu konuda örnek vermek, o nadir politikacılardan Robert Schuman’ı değerlendirmek için biraz eskiye, I. Dünya Savaşı sonuna dönmemiz gerekir.

I.Savaş’ta İngiltere, Fransa ve müttefikleri kazanmış, Almanya, Osmanlı İmparatorluğu ve müttefikleri yenilmişlerdi. Fransa’nın o tarihteki başbakanı Clemenceau, Almanya’dan nefret etmekte, bu ülkeden hıncını nasıl alacağını bilememekteydi. Britanya Başbakanı Lloyd George bu konuda Fransızlardan daha ılımlıydı. ABD Başkanı Wilson ise Almanya’yı böyle ezmenin yararına inanmıyordu.

Sonuçta, Clemenceau ağır bastı ve Almanya, Versay Barış Antlaşması’yla büyük çapta tırpanlandı: Topraklarından yüzde 13.5’i ve sömürgeleri elinden alındı, böylece Saar ve Yukarı Silezya’daki fabrikalarını ve kömür madenlerinin önemli bir bölümünü yitirdi.

Fakirleştirilen Almanya’ya galip ülkelere ağır bir harp tazminatı ödeme cezası da yüklendi: Almanya halkı bu yükün altında yıllarca yoksulluk çekti. Bu aşağılanma ve ezilme sonucu Almanya’da, Fransa’ya karşı biriken nefret, Versay’ı yırtacağını söyleyen Hitler’in başa gelmesine ve 2. Dünya Savaşı’na yol açtı.

2.Savaş, ilkinden daha büyük yıkımlara, yitimlere neden oldu. Sonuçta Almanya yeniden yenilen, Fransa da kazanan taraftaydı. Fransa’da eskiden olduğu gibi Almanlara kin güden, onların en ağır çekilde cezalandırılmasını isteyenler çoktu.

Ancak Fransa’nın o tarihteki başbakanı Robert Schuman böyle düşünmüyordu.

Gelecekte Avrupa’da üçüncü bir savaş çıkmasını önlemenin gerektiğini, ancak bunun için savaşan tarafların halklarının birbirlerine ısındırılmasının zaman alacağını da biliyordu.

Sıra dışı bir düşünceye sahip çıktı, “Versay’ı tekrarlamayalım!” dedi, “Savaş ancak kömür ve çelik üretimi gerçekleşirse çıkabilir. Öyleyse hem Fransa ve hem de Almanya’da kömür ve çelik üretimini, ülkeler üstü bir örgüt yaratıp ona devredelim” dedi. Schuman, bu tezinin ülkesinin parlamentosundan geçmesini sağladı. Avrupa Kömür- Çelik Birliği kuruldu; bu, zamanla Avrupa Birliği’ne evrildi.

Schuman gibi konulara farklı yönlerden bakabilmiş, eski düşmanını dosta çevirmenin akılla bağdaştığını bilmiş, ona elini uzatmış liderler bizde de vardır: Mustafa Kemal Atatürk, İstiklal Savaşı’ndan sonra Yunanistan’a dostluk elini uzatmış ve en büyük zaferinin ardından, ülkesinin olanaklarının sınırlarını en doğru şekilde bildiğinden, ne bağırınca duyulacak uzaklıktaki adalara saldırma sevdasına düşmüş, ne de doğduğu kenti geri istemeye kalkmıştı.

Konuları, tek değil yüzlerce açıdan irdeleyebilen devlet adamlarına ne yazık ki her çağda rastlanmıyor.