TRUMP’A YAZIK OLUYOR

ABD başkanlık yarışının Cumhuriyetçi adayı Donald Trump, Muhammed Ali öldüğünde “Büyük bir şampiyon, harikulade bir insandı; onu özleyeceğiz!” deyince göçmenleri, azınlıkları sevmediğini belirten sözlerini hatırlayanlar onu samimiyetsizlik ve dünya çapında bir boksörün ölümünden yararlanarak kendi reklamını yapmaya yeltenmekle suçlamışlardı.

Geçenlerde video kaydı yayımlandı: Kadınlarla ilgili aşağılayıcı sözlerini yansıtan bu video kaydının ortaya çıkması, ABD kamuoyunda kendisine yönelik olumsuz tepkilere yol açtı.

Ardından Newsweek dergisinde, New York başsavcısının, Trump’ın, kendi adını taşıyan üniversitesinin, üniversite sayılması için gerekli niteliklere sahip olmadığını ancak onun, bu konuda sürdürülen incelemeleri, savcılara rüşvet vererek, kovuşturanları tehdit ederek engellemeye çalıştığını söylediği açıklandı.

Aynı sayıda, Trump’ın 1999’da ABD’deki Kastro karşıtı Kübalılara, Fidel’in kötü biri olduğunu, Küba’ya gönderilen paraların halka değil bu katile verilmiş olacağını söylediğini, ancak o yıllarda ABD hükümetinin bu ülkeye koymuş olduğu ambargoya rağmen Küba’da bir kumarhane sahibi olmak için el altından para harcamış olduğu da belirtiliyordu.

Washington Post, Trump’ın ocak ayında gazilere yardımcı ve rehber olmak için eğitilmiş köpeklerin edinilmesi amacıyla verdiğini açıkladığı 100 bin doların eylül ayına gelindiğinde hâlâ yerine aktarılmamış olduğunu bildirdi.

ABD’de bütün başkan adaylarının vergi beyannamelerini açıklamaları usuldendir. Buna rağmen Trump seçime çok yaklaşıldığı halde vergi beyannamelerini açıklamamıştır: Rakibi Clinton, bu konuda “Belki de Amerikalıların hiç federal vergi ödemediğini bilmesini istemiyordur” demişti.

Trump, mafya ile ilişkileri bilinen ve Rusya’da doğmuş biriyle işbirliği yapmış, onu danışmanı bellemişti. Forbes dergisi, son sayılarından birinde bu konuyu işlemiş, sonradan bu adamı iyi tanımadığını ileri sürmüş olan Trump’ın gerçeği söylemediğini belgelemişti.

Trump, seçim kampanyalarında giderek saldırganlaşmaktadır: Rakibiyle çıktığı son televizyon programında, başkan seçildiğinde onu hapse attıracağını söylemiştir.

Trump, Putin’e yaklaşmaya çalışmakta, her fırsatta onun büyük bir lider olduğunu, bu bakımdan Obama’ya benzemediğini belirtmektedir.

Bütün bu özgün çabalarına rağmen Trump’ın şansı iyi gitmiyor: Anketçiler, bir ay sonra gerçekleşecek olan başkanlık seçimlerini kazanamayacağını söylüyorlar.

Yaptığı bunca masrafa rağmen Trump’ın başarma şansının az olması, onu fazlasıyla üzmekte, sinirlerinin giderek yıpranmasına yol açmaktadır.

Aslında bu konuda eleştirilmesi gereken kendisi değil danışmanlarıdır: Onlar Trump’a Amerika değil Türkiye’de aday olmasını önermeliydiler. Böyle bir adamı biz asla küçümsemez, ayıplamaz, bütün bu niteliklerini bile bile, belki de bu nitelikleri yüzünden bol oy verir, seçerdik.