ASLI ERDOĞAN VE NECMİYE ALPAY NEDEN HAPİSTE?

Roman yazarı Aslı Erdoğan 16 Ağustos 2016, dilbilimci, edebiyat eleştirmeni ve çevirmen Necmiye Alpay 1 Eylül 2016 tarihinden itibaren hapisteler.

Neden?

Ne yazık ki (ya da belki iyi ki) hukukçu değilim. Fakat bu iki yazar arkadaşımıza karşı açılan davaların dosyalarında yer alan suçlama gerekçesiyle söz konusu yazar arkadaşlarımızın kişilikleri arasında herhangi bir ilişki olamayacağını görmek için hukukçu olmak değil, sağduyu ve vicdan sahibi olmak yeterlidir.

Kaldı ki hukuk kavramının sağduyu ve vicdan kavramlarıyla ilişkisi yeterince açık değil mi?

Oysa bizdeki uygulamada yanlış en baştan yapılıyor.

Açılan davalarda kullanılan dil, kendisine bir suç isnadı yapılan kişiyi en baştan suçlu ilan ediyor

Suçlanan kişi dava dosyalarında “suçlu” olarak tanımlanıyor.

Ülkemizde hukuk kavramı ve uygulamalarının evrensel değerlerle bağdaştırılması için, işe en baştan, hukuk dilinden başlanması gerektiği anlaşılıyor.

***

İşlendiği iddia edilen suçun içeriğini dava dosyasından okuyoruz:

Terör örgütü propagandası yapmak. Terör örgütlerinin yayınlarını basmak veya yayınlamak.

Fakat bu nasıl olmuş, belli değil.

Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay Özgür Gündem gazetesine karşı açılan dava kapsamında tutuklandılar.

Yine dava dosyasından ve konuya ilişkin haberlerden okuyup öğrendiğimize göre söz konusu gazetenin yayın kurulu danışmanlarından olmakla suçlanmaktalar.

Böyleyken bile, tutukluluğa itirazlarının reddedildiği mahkeme kararlarında şöyle bir ifade kullanılmasında hukuka uygunsuzluk görülmüyor:

“Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan tutuklu bulunan…” vb.

Yani sanırsınız ki, söz konusu tutuklular, ellerinde silahlarla bir çatışma sırasında ele geçirilmişler…

Bunun adına hukuk, adalet, Türk Milleti adına mahkeme kararı filan deniyor…

Baştan aşağı düzeltilmesi; hukuka, vicdana, adalet kavramına uygunlaştırılması gereken bir hukuk dili ve düzeni karşısındayız…

***

Bu yazıda ben, son olarak, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı, Kültür Bakanı titri taşıyan siyasetçilere seslenmek istiyorum:

Ülkemizin, dilimizin, biri ulusal ve uluslar arası ödüller almış iki değerli yaratıcısı, iki seçkin kadın yazarımız aylardır hapisteler.

Şimdi üstelik, şu anda bulundukları Bakırköy Kadın Hapishanesinden de alınarak Kandıra Cezaevindeki hücrelere konulacakları yönünde söylentiler var.

Ne oluyoruz? Orta çağlarda mıyız? Türkiye’ye engizisyon hukuku mu dayatılmak isteniyor? Yapılan bir yanlıştan geri adım atılması, söz konusu yargılamaya yazarlarımız serbest bırakılarak devam edilmesi bu kadar mı güç? Seçkin ve barışçı kişilikleri apaçık Necmiye Alpay’a ve Aslı Erdoğan’a zulmedilerek ülkemiz terörden, terör örgütlerinin baskısından ve cinayetlerinden kurtulmuş olacak?

Yapılmakta olan şey hukuk adına işlenmekte olan bir cinayet, bir hukuk terörü, terörün en kötüsü, en acımasızı, en iki yüzlüsü değil mi?…