TESLİMİYET

Arzulu…

Tutkulu…

İstekli…

Aşk dolu…

Gözler cehennem ateşi gibi…

Yürekler hızlıca çarpmakta…

Akıl öteki tarafta…

Beden hazır…

Ruhlar birbirlerini aramakta…

Sonu belli;

Teslimiyet…

***

Bir ülke var ki, büyük olduğu kadar, tehlikeli bir aşk yaşamakta… Öyle delice bir aşk ki bu, tüm bilinç yok olmuş.

Diller tutulmuş… Kulaklar duymaz olmuş hiçbir şeyi… Nasıl bir sevdaysa bu, kökten bir değişim ve değiştirme söz konusuymuş…

Unutulmuş her şey;

Doğru söz unutulmuş…

Her gün bu aşkla yatılıp, bu aşkla kalkılıyor…

Sabah, öğlen, akşam, o, sahnede…

Aşkın karşılıklı olması, onun iştahını daha da arttırıyor…

Gözü tam anlamıyla dönmüş…

Bağırıp çağırıyor sürekli:

Öyle de benim olacaksın, böyle de…

Beden sıkışıp kalmış, cellâdının elinde…

***

Aşk, bu sefer sevgiyi çoğaltmıyor. Bir şeyler, yitip gidiyor… Elde, avuçta ne varsa, yok etme peşinde… Egoist ve sadist bir aşk bu defaki…

Neşe getirmiyor…

Günleri aydın kılmıyor…

Zihinleri açık etmiyor…

Zevkten ziyade, acı veriyor…

Isıtacağına, soğutuyor…

Büyütmüyor…

Geliştirmiyor…

Giderek aptallaştırıyor…

Çirkinleştiriyor…

Güvensizliği yasalaştırıyor…

Hastalıklı bir aşk böylesi;

Ruhta, onarımı zor olacak yaralar açıyor…

***

Ağrısı ve sızısı hayli çok olan bu sağlıksızlık, hiçbir şeye zaman bırakmıyor. İyiye ve olması gerekene, katiyen fırsat vermiyor. Düşünmeye imkân tanımıyor. Bencilliği yücelterek, şımarıkça ve lakayt bir hayatı, ideal olarak gösteriyor.

Toplumu üretmekten alıkoyuyor…

Parlak bir geleceğin, önünü kesiyor…

Önceyi unutturuyor…

Bugüne izin vermiyor…

Tek gerçeğin, kendisi olduğuna inanıyor, inandırıyor…

Bu aşk, masumiyetten değil, kirlenmişlikten besleniyor…

***

Aşkın gözü, şimdiye kadar böylesine kör olmamıştı. Hiçbir zaman dokunmak, insana bu derece zor ve ağır gelmemişti. Gözyaşına ve kana susamak, asla aşkın temel prensipleri arasında yer almamıştı.

Kesinlikle, bu denli utanmaz olunmamıştı…

Gerektiğinde vazgeçebilmeyi göze alan o saf aşk, bu ilişkide biçim değiştirdi ve çılgınca bir saplantıya dönüştü…

Ahlaksızlıkların önünü açtı…

Bakışları anlamsızlaştırdı…

Cesareti değil de, korkuyu büyüttü…

Sevinç yerine, hüzünleri biriktirdi…

***

Bu delilik, şehvet salyalarını şiddetlice akıtmaya başladı…

Akıl öteki tarafta…

Gözler karanlık ateşin etkisi altında…

Arzulu…

Tutkulu…

İstekli…

Bedenler birleşmek için heyecanlı…

Tam anlamıyla “teslimiyet” gerçekleşmek üzere…

Bir an önce;

Kurtulmak gerek!..