BATI İÇE KAPANIRKEN ASYA DIŞA AÇILIYOR

Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD küresel ticarette daha korumacı politikalara yönelirken Asya’da özellikle de ASEAN ülkelerinde ticaretin önündeki engelleri kolaylaştırma eğilimi artıyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun önceki gün açıkladığı Küresel Ticaretin Kolaylaştırılması Raporu, Asya ülkelerini birçok Avrupa ülkesini geride bıraktı.

Rapor ülke ekonomilerinin gerek politikaları, gerek kurumları, sağladıkları altyapı ve hizmetler ile ticareti nasıl kolaylaştırdıklarını değerlendiriyor. Rapora göre, Avrupa Birliği ve ABD giderek ticarete daha az açık hale gelirken aralarında Singapur, Endonezya ve Filipinler’in bulunduğu ASEAN bölgesi (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) ticaretin önündeki engelleri kaldırıyor.

Rapora göre ASEAN’ın ekonomik bir güç olarak yükselmesi bölgenin kalkınması açısından da önemli. Türkiye Küresel Ticaretin kolaylaştırılması Endeksi’nde 59. sırada. Tabii Asya ülkeleri hızla ekonomilerini ticarete daha açık hale getiriyor olsalar da ilk 10 ülkede Avrupa ülkelerinin hâlâ yer aldığı da görülüyor.

Gelişmiş Batı ülke ekonomilerinde içe kapanma dönemi, aslında bir yandan küresel ekonominin neoliberal politikalarının yol açtığı tahribatları azaltma çabası. İşin ironisi bunun neoliberalizmin mimarlarından geliyor olması.

AB e-ticareti yeniden düzenliyor

Avrupa Birliği (AB) Konseyi, internet alışveriş sitelerinin kullandığı coğrafi sınırlamanın kaldırılmasında uzlaşı sağladı.

Düzenleme, dijital ortamda faaliyet gösteren firmalar tarafından uygulanan coğrafi sınırlamayı ortadan kaldırmayı öngörüyor.

Mevcut durumda bu coğrafi sınırlama nedeniyle, e-ticaret firmaları kullanıcının internet bağlantısı yaptığı bölge veya ülkeyi belirleyerek arama sonuçlarında farklı ürünlerin farklı fiyatlarla yer aldığı içerikler paylaşılıyor. Bu durumda pek çok ürün ve hizmet alımında farklı ülkelerden giriş yapan internet kullanıcıları farklı fiyatlamalarla karşılaşabiliyor.

Bu durum kullanıcıların daha fazla ürün ve fiyat arasından tercih yapma imkanını engelliyor. Konseyin bu kararının ardından teklif AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu’nda da görüşülecek. Düzenleme teklifi, tüm tarafların onayının ardından yürürlüğe girecek.

Yönetim savaşı Hintli Tata’yı batırıyor mu?

Ülke ekonomilerine damga vuran küresel şirketler vardır. Finlandiya’yı bir dönem Finlandiya yapan Nokia örneğin ya da Güney Kore’nin Samsung’u… Hindistan’ın otomotiv ve çelik devi Tata’da onlardan biri. Ancak bugünlerde Tata’nın başı dertte. Dünyanın dört bir yanında tuzdan bilgisayar yazılımına kadar birçok sektörde faaliyet gösteren, Çin’de otomotiv, Avrupa’da çelik üreten toplam satışları yılda 100 milyar doların üzerinde gerçekleşen Hintli dev şirketi neredeyse iflasa kadar sürükleyebilecek bir dizi olayın baş kahramanı ise şirketin kurucusu ve isim babası Ratan Tata. Daha doğrusu şirketi 21 yıldır yöneten 78 yaşındaki ve hiç vârisi olmayan Ratan Tata ile 4 yıl önce şirketin başına geçirdiği aile dostu ve yüzde 20 oranında hissedarı Cyrus Mistry arasındaki savaş. Savaş 24 Ekim’de Tata’nın Mistry’i görevden alması ile doruğa çıktı.

Çünkü sessiz sedasız görevi bırakması beklenen Mistry, buna itiraz etti ve çekilmeyeceğini açıkladı. Tabii bu arada Tata’nın devasa yapısı içindeki şirketlerin bir kısmının öyle sanıldığı kadar başarılı olmadığı, hatta zarar ettiği ortaya çıktı. Satın alınan bazı şirketler, örneğin İngiliz otomotiv şirketi Jaguar Range Rover (JRR) büyük başarı sağlarken, Avrupa’daki çelik üretim şirketi veya Tata’nın telekom şirketi ise aşırı ziyan eden şirketler olmaktan kurtulamamış.

Ratan Tata’nın Mistry’i neden görevden almaya çalıştığı da çok net değil. The Economist’e göre Tata zaten tüm yetkileri Mistry’e devretmemiş, onun tam sorumlu olarak yönetmesine izin vermemiş. Tata bazı şirketleri de özel ve ayrı bir holding şirketinin altında tutmakta imiş. Ve bu şirketlerdeki Tata payı yüzde 20-75 arasındaki düzeyde olabiliyormuş. Ve bu holding şirketi de 1919 ve 1932 gibi yıllarda kurulmuş, kâr gayesi gütmeyen bazı kurumlarca sahip olunan bir yapıda imiş. Çekilmemekte direnen Mistry’e grup şirketlerinden bazılarının da destek verdiği belirtiliyor.