LİRA’YA DÖNECEĞİZ!

“Türk Lirası’na dönün!” çağrısı ulusal yaşamımızda bir dönüm noktası oluşturacak, bundan böyle tarihimiz, okullarda “Dönmeden önce” ve “Döndükten sonra” olarak ikiye ayrılıp okutulacaktır. 

Bu çağrı, görkemli tepelerden birine dikilecek heybetli, taş bir anıta, Orhun alfabesiyle Göktürkçe yazılıp kazınmalıdır: “Budun hamerikung tolur içginuyitiru idmiş. Kimge ilig kazganur men tigit itmiş.” 

Gezi lobisi, faiz lobisi gibi mahvolmamızı hedefleyen dış mihraklar, Tele’yi dolar karşısında böyle tuşa getirmeye kalktıklarında artık seyirci kalamazdık. Ancak, umreye Tele ile gitmek, üç-beş devlet kuruluşunda dolar kabul etmemekle de istediğimiz sonuca varamayız. Aksaray’da sahte dolar yakmak, Amerikan parasını Zap Suyu’na atmakla ya da dolarını tutuşturana bedava sütlaç dağıtmakla da mesele halledilmez… 

Lira sadece dolar değil, birçok para biriminin karşısında değer yitirmektedir. Bu nedenle doların yanında her hafta başka bir parayı da törenlerle ateşe vermeliyiz: 

Mesela bu pazar, Öro günü, bir sonraki İsviçre günü olmalı, her ayın son çarşambasında Angola Kvanza’sı, perşembesinde de Somali Şiling’i yakılmalıdır. 

Çocuklarımızı bu menhus (Ben bu kelimenin anlamını tam bilmiyorum; herhalde kötü bir şeydir) dolardan soğutmak için rahmetli dostum YiğitOkur’un ünlü artist Elizabet Taylor’un iç giyimleri, hayırseverlerce satışa çıkarıldığında yazdığı söylenen şiiri hem normal ve hem de imam-hatip okullarının öğrencilerine ezberletmeliyiz: 

“Elizabet’in donu bin dolar. 

Seninkine Kezbanım 

Bit dolar, pire dolar.” 

Sonra, 

“Kabrine geldiğimde, 

ve anılar belleğimde canlandığında, 

Gözlerim dolar, 

kokun burnuma gelir, 

ciğerlerim senle dolar…” 

gibi sıkça dolardan bahseden şiirler de hemen yasaklanmalıdır. 

Yeter mi? Yetmez! Paramızı daha da değerlendirmenin çok özgün yollarını bulmalıyız:

Tele’nin bir yüzüne Jennifer Aniston’un, Angelina Jolie’nin, sonra Kim Kardashian’ın Miami ya da Copacabana sahillerinde çekilmiş mayolu resimlerini basarsak ya da paraların uygun yerlerine Victoria’s Secret vb. ilanları alırsak, Tele’yi sadece burada değil, yeryüzünün birçok yerinde çok aranan, her banknotu, koleksiyonerlerin varlarını yoklarını ortaya atarak çekiştikleri açık arttırmalarda satılan bir değer haline getirmiş oluruz. 

Böylece gün gelir dolara karşı artık Tele değil olsa olsa deniz kabuğu, çakıl taşı ve boncuk verilmeye başlanır.