KARDEŞİM SUDİ…

Sevgili Okurlar,

İki gün önce kardeşim, kuzenim, ana yadigârım, arkadaşım, can dostum Sudi Kartal’ı kaybettik. Sevenleri, yakınları için her ölüm erken ölümdür ama onunki fazlasıyla erkendi. Habersizdi. Sudi, 57 yaşındaydı. Bir kalp krizi…

Derler ki, “Tanrılar tarafından çok sevilenler, genç ölür”…

O, yalnız tanrılar değil herkes tarafından çok sevilen biriydi…

Adını, Mustafa Kemal Atatürk’ün yoldaşı “Lazistan Mebusu Sudi dede”mizden almıştı…

Onu annem doğurmamıştı ama annem büyütmüştü. Bence yeryüzünün en pırıltılı, akıllı, yetenekli, yaratıcı insanlarından biriydi. Tarih ve edebiyat tutkunuydu. Hocası Emre Kongar’a göre, en değerli öğrencilerindendi. Haberi alır almaz sosyal medyada da paylaştığı gibi, 40 yılda tanıdığı en iyi, en parlak üç öğrencisinden biriydi…

Kardeşim Sudi de sosyal medyayı çarpıcı ve etkin biçimde kullanırdı. Memleket halleriyle, eleştiri gücünü, keskin mizahı harmanlardı. Son mesajlarından biri, Nâzım Hikmet’in Vera’ya yazdığı son şiirden oluşuyordu. Ben de onu bu dizelerle sonsuzluğa uğurluyorum. Kendi gibi parlak çocuklarına, biricik eşine, tüm kardeşlerine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Okurlardan da bugünlük izin istiyorum.

Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana
Geldim
Kaldım
Güldüm
Öldüm