KÜRESEL EKONOMİNİN KAYNAYAN KAZANI: ABD

Dara Khasrawshahi, Expedia’nın CEO’su. Ailesi 1978 yılında İran’dan rejim değişikliğinden kaçarak ABD’ye göç etmiş. Google’ın kurucu ortağı Sergey Brin henüz 6 yaşında iken ailesi SSCB’den ABD’ye gelip yerleşmiş. Bunun gibi yüzlerce örneği sıralamak mümkün. Başkanı Donald Trump’ın yedi Müslüman ülkenin vatandaşlarına yönelik ülkeye girme yasağı getiren kararnamesi ile “özgürlükler ülkesi” ya da “göçmen ulus” diye tanımlanan ABD’de taşlar yerinden oynamaya başladı. İlk ve en büyük tepki doğal olarak yüksel teknoloji şirketlerinden geldi. ABD’de göçmenler özellikle STEM (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) alanlarında “hayati önemde”. 1995 yılından bu yana STEM alanındaki işgücü artışının önemli bir kısmı göçmen işgücünden kaynaklanıyor.

Apple ve Google’ın yanı sıra Microsoft, Facebook, Amazon, Twitter, Netflix, Uber, Airbnb ve Tesla gibi şirketlerin kurucuları ve yöneticileri de Trump’ın kararına sessiz kalmadı.

Tepki gösteren şirketlerin piyasa değeri 2.7 trilyon dolarıın üzerinde. Yapılan protestoların yoğunluğu karşısında sadece tepki göstermek de yetmedi. Örneğin Trump’ın “İş Danışma Konseyi” üyeliğini önce kabul eden Uber CEO’su Travis Kalanick, tepkiler üzerine üyelikten istifa ettiğini açıklamak zorunda kaldı.

Trump’ın “Strateji ve Politika Forumu” adlı ekonomi danışma konseyinde JPMorgan Chase, General Electric, Tesla, General Motors, Boeing, IBM ve Walt Disney gibi Amerikalı dev şirketlerin üst düzey yöneticileri bulunuyor. Medya ve telekomünikasyon şirketleri ise yasaya karşı suskunluğunu koruyor. Örneğin Verizon, Time Warner ve AT&T, genel yorumlarının olmadığını açıklarken Sony, Paramount ve Universal gibi film şirketleri de sessiz. İçlerinden sadece 21. Yüzyıl Fox, çalışanlarını destekleyen bir bildiri yayımladı.

Bloomberg News, The New York Times ve BuzzFeed gibi medya devleri de kesin yorumda bulunmadan konuyu değerlendireceklerini belirttiler. Otomobil üreticileri arasında Ford, yasaya karşı çıkarak en açık sözlü tavrını alırken bu kararın arkasında Ford’un merkezi Detroit’te yaşayan ve çalışan büyük bir Müslüman nüfusun olduğu belirtiliyor. General Motors yasadan etkilenebilecek çalışanlarını destekleyeceğini söylerken Fiat Chrysler, yorum yapmayacağını vurguladı. Enerji şirketleri de suskun.

Irak’ta yoğun faaliyette bulunan Chevron ile Kuzey Irak’ta çalışmalar yapan Exxon Mobil, durumdan rahatsız olsalar da seslerini çıkaramıyorlar.

Robotlara ‘elektronik insan’ kimliği yolda

Avrupa Parlamentosu (AP) robotların insanlarla olan ilişkilerini kurallara bağlamayı hedefleyen tarihi bir karar tasarısını onayladı. Robotlara “elektronik insan” kimliğiyle yasal statü verilmesini tartışmaya açan tasarıda çeşitli ilginç öneriler de var. Örneğin:

  • Robot tasarımcılarının, robotlara, gerekli hallerde kullanılmak üzere “kendini imha tuşu” eklemeleri.
  • Piyasaya sürülecek robotların, tıpkı bir ilacın onaylanması sürecinde olduğu gibi, bir etik komite tarafından onaylanması.
  • Tasarımcıların robotlar tarafından meydana gelebilecek kazalar ve hasarların araştırılabilmesi için “temel kodları” incelemeye açması.
  • Üreticilerin ve tasarımcıların, robota verilmiş olan komutlar ve sağlanmış olan özgürlük oranında mesul tutulabilmeleri.

Bunları biliyor musunuz?

  • Önümüzdeki 5 yıl boyunca, dünyada her saat 2.5 rüzgâr türbini ve 30 bin güneş paneli kurulacağını ; büyümenin üçte 2’sinin 4 ana pazardan (Çin, ABD, Avrupa ve Hindistan) ve burada yüzde 37 ile Çin’in başı çekeceğini.
  • IBM’nin, 2016’da aldığı 8 bin patentle, ABD’nin yıllık patent rekorunu kırdığını ve patentlerin en fazla, yapay zekâ ve robotik alanında alındığını. İkinciliği 5 bin 518 adet patent ile Samsung’un aldığını.
  • 2027’de, bugün S&P 500 listesinde bulunan şirketlerin yüzde 75’inin 2027 yılına gelindiğinde yani 10 yıl sonra o listede olmayacağını, onların yerini yeni inovatif bilgi temelli şirketlerin alacağını.
  • Belarus’un güneydoğusundaki Rahaçov kentinde, ekonomik sıkıntı içindeki kent sakinlerinin elektrik ve su borçlarını “dönüştürülebilir çöplerle” ödeyebileceklerini.