HURDA

Tüm kötü hayatlar, insanın tek tip olması yolunda çalışmışlardır, çalışacaklardır. Her birey için tek bir idealin doğruluğunu aşılayan sistemlerde, otoritenin, sıkıcı disiplinin, baskının ve zalimliğin her yanda egemenliği, bu yüzden hiç de şaşırtıcı değildir. Kişilerin kendi kendilerine gelişmelerine fırsat vermeyip, onların yaratıcılıklarını baltalayan zihniyetlerin hedeflerindeki tek şey, basmakalıp ve aynı prototipte fertler yaratmaktır. Ulaşılacak bu amaç sonucunda, kişilik, saygı ve akıl paranın altında ezilecek, haksızlığın ve adaletsizliğin son derece hüküm sürdüğü bir düzen kurulacaktır.

Böylelikle, zorbanın ve zorbalığın zafer naraları dört bir tarafta yankılanacaktır.

***

İnsanı henüz yaşarken öldüren zalim sistemin, başarıya ulaşmak için kullandığı en güçlü araç paradır, mülkiyettir.

İnsanoğlunun bunlar karşısında sahip olduğu zaaflık düşünüldüğünde, bunların kullanılması gayet mantık dâhilindedir. İnsandaki sahip olma güdüsünü gıdıklayan zalimlerin, istedikleri ve diledikleri tek şey ise, sonsuz itaattir… Yani robotlaştırılmış bireye sunulan aş, iş, mülk karşılığında ondan beklenen şey, sadece boyun eğmesidir.

Kocaman ve sevimsiz bir makinenin, zorbaların çıkarlarına uygun şekilde dönebilmesi için, sessizlik en baş koşuldur.

Çıkabilecek en ufak bir ses bile dönüş yönünü olumsuz etkileyebilecek, motoru anında yakabilecektir. Bu sebeple, görevi makinenin menfaat hareketine göre belirlenmiş ve çarkın üzerine yerleştirilmiş, her bir küçük parça ebediyete kadar biat etmelidir.

Dişliler susmalıdır…

***

İtaat etmesi durumunda, kendisine verilenlerle başarıya kavuştuğunu sanan bir bireyin ve toplumun düştüğü vaziyet içler acısıdır. Çünkü, böyle bir durumda özsaygı yitirilmiş, bir nevi kişilik ve benlik satılmıştır. Çarkı, menfaat sahibi zorbaların arzuları neyse ona göre döndürmek için gece gündüz çabalayan, hiçbir adaletsizlik karşısında ses çıkarmayan ve bunların neticesinde de kendini parayla, mülkle ödüllendirdiğine inanan bir kişiyi veya kitleyi anlatabilmek için, kelimeler dahi yetersiz kalmaktadır.

Kendi özünden, idealinden uzaklaştırılarak köleleştirilenlerin, zalim patronlarına duydukları sevgi de ayrı bir merak konusudur. Bu sevgi, durumun farkında olunmayışından mıdır, yoksa bu sevgi, bilinçli midir? Böyle bir muammanın varlığı bile utanç vericidir…

***

Çarkın dönmesine hizmet eden, korkak parçaların bilmeleri gereken tek bir şey var:

Cepler ne kadar çok dolarsa dolsun…

Garantici bir yaşama ne denli sığınılırsa sığınılsın…

Susarak, pusarak, karşı çıkmayarak, başarı elde edileceği ne kadar sanılırsa sanılsın…

Yine de tek bir nihayete varılacak:

Hurdaya çıkmak kaçınılmaz olacak!..